21 Eylül 2009 Pazartesi

Antalya OSB'de istihdam 20 bine ulaşacak

Antalya OSB'de istihdam 20 bine ulaşacak

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Osman Budak, ikinci tevsi alanındaki yatırımlar da tamamlandığında Organize Sanayi Bölgesinde istihdamın 20 bine ulaşacağını bildirdi.


Çetin Osman Budak, yaptığı açıklamada, toplam 6 bin 900 dekar alan üzerinde kurulu Antalya OSB'nin birinci ve ikinci tevsi alanlarında toplam parsel sayısının 259 olduğunu belirtti. Bunlardan 189'unda üretimin sürdüğünü vurgulayan Budak, ikinci tevsi alanında yer alan 31 parselin sanayiciye tahsisinin de yapıldığını kaydetti. Budak, şöyle konuştu:

“Birinci tevsi alanında 9, ikinci tevsi alanında 39 boş parsel var. Bunun yanında 10 adet kesinleşmeyen parsel talebi var. İSO'nun açıkladığı Türkiye'nin ilk 500 şirketi arasında yer alan Antalya merkezli AGT, Adopen gibi şirketlerimiz ile Eczacıbaşı gibi tanınmış firmalarımız OSB'de önemli yatırımlar yapacak. Bu nedenle yeni yer tahsis talebinde bulundular. Arazi tahsis talebinde bulunan şirketleri araştırıyoruz. Yatırımları konusunda ciddi olup olmadıklarına bakıyoruz ve ona göre tahsis veriyoruz. Türkiye'de bazı büyük firmalar Antalya OSB'de yatırım yapmak amacıyla yer tahsis talebinde bulunuyorlar.”

Antalya OSB ikinci tevsi alanında arazi tahsis talebi kesinleşen firmaların, entegre mobilya, tıbbi ilaç üretimi, gıda üretimi, plastik sektörü, inşaat sektörü, makine imalatı, tarım sektörü ve güneş enerjisi üretim sektörlerinde yatırım yapacağını anlatan Budak, şöyle devam etti:

“Antalya OSB'de üretim faaliyetinde bulunan firmalarımızın işletme ve fabrikalarında halen 9 bin kişi istihdam ediliyor. İkinci alanındaki yatırımlar da tamamlandığında istihdam 20 bine ulaşacak. Antalya OSB, Türkiye'deki OSB'ler içinde ilk 10 arasında yer alıyor. OSB ayrıca Türkiye'nin en çevreci OSB'dir. Çünkü çevreye zarar verecek sanayiyi izin vermiyoruz. Öte yandan atık olan firmalara da mutlaka arıtma sistemi kurmasını zorunlu kılıyoruz. Çevreye zarar verecek yatırımlara izin vermiyoruz.”

Budak, ikinci tevsi alanında altyapı çalışmalarının Şubat ve Mart aylarında tamamen bitirileceğini söyledi. Budak, Antalya OSB'de elektrik, su ve doğal gaz tüketiminde küçük artışlar olduğunu, küresel kriz nedeniyle kapanan şirket olmadığını sözlerine ekledi.

20 Eylül 2009 Pazar

Kurtlar Vadisi yeni sezon fragmanı 2009-2010 ve Bilinmeyenler

Kurtlar Vadisi yeni sezon fragmanı 2009-2010


İlk bölümü 2003’te yayınlanan Kurtlar Vadisi, kısa bir sürede ekranların en çok izlenen dizisi haline geldi. Reyting rekorları kırdı. Zaman zaman milli maçlardan daha çok izlenme oranına ulaştı. Yaygın dizi izleyicisi olan kadınların aksine, erkek izleyiciyi ekran başına kilitledi. 2004’te Pana Film’in kurulmasıyla dizisinin senaristleri, yapımcıları da oldu. Karakterleri birer fenomene dönüştü, ölenler için gıyabında cenaze namazı kılındı, gazetelere vefat ilanları verildi.

devamını okumak için sadece aşşağıdaki linke tıklamanız yeterli

TIKLA

Ufo değil peki ne bu?

UFO değil idrar

Çıplak gözle bile görülebilen ve UFO olduğu iddiaları ortaya atılan bir parlaklığın uzay mekiğinin tuvaletinden boşaltılan idrar olduğu ortaya çıktı.


KUZEY Amerika’da birçok amatör astronom, geçtiğimiz çarşamba gecesi gökyüzünde çıplak gözle bile görülebilen ve yıldız kaymasına benzeyen bir parlaklık tespit etti. Görüntü, son derece güzeldi. Kimileri, bu cismin UFO olduğu iddialarını bile ortaya attı. Meraklı sorular üzerine NASA şu açıklamayı yaptı: “Discovery uzay mekiğinin tuvaletini boşalttık. Gördüğünüz şey, UFO değil, atmosfere girerken yanan 68 litre idrar.”

Uzayda donuyor

NASA sözcüsü Kylie Clem, Discovery’nin Dünya’ya dönmek üzere Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ayrılmadan önce, tuvaleti boşaltmak zorunda olduğunu söyledi. Clem, şöyle devam etti: “Uzaya bırakılan idrar damlacıkları donar. Güneş ışığı vurduğunda süblimleşerek doğrudan subuharına dönüşür ve uzayda dağılır.”

Cepten İnternete girerken 2 kere düşünün

Cepte internete 50 bin TL'lik fatura şoku

Türkiye'de bir haftalık tatili sırasında cep telefonuyla internete bağlanan İsveçli, yaklaşık 50 bin TL'lik telefon faturasını görünce şoke oldu.


Küçük bir dükkan işleten İsveçli Muhammed Javadi, tatilde çocuklarının cep telefonuyla oyun oynadığını, facebooka girdiğini, zaman zaman da kendisinin interneti kullandığını söyledi.

Yurt dışında cep telefonu kullanmanın pahalı olduğunu bildiğini anlatan Javadi, ancak faturayı gördüğünde şoke olduğunu belirtti.

Telia abonesi olan Javadi, faturaya itiraz ettiğini bildirdi.

Telia ise abonelerine borcunu taksitlendirmeyi önerdiklerini, ancak abonenin yeniden itiraz etmesi halinde faturayı inceleyebileceklerini kaydetti.

Cem Yılmaz Baskında

Cem Yılmaz seti bastı

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, İtalya'nın güneyindeki Lecce'de 'Serseri Mayınlar' adlı yeni filmini çeken Ferzan Özpetek'in setini ziyaret etti.



FERZAN ÖZPETEK'TEN KOMEDİ FİLMİ

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, İtalya'nın güneyindeki Lecce kentinde "Serseri Mayınlar" (Mine Vaganti) adlı yeni bir film çeken yönetmen Ferzan Özpetek'in setine geldi.

"Vahşi Batı" filminin çekimlerini tamamlayan ve son montaja girecek olan Cem Yılmaz, dinlenmek amacıyla çalışmalarına kısa bir ara vererek yakın arkadaşı Ferzan Özpetek'i ziyaret etti.

"Serseri Mayınlar" filmi çekimlerinin yapıldığı sete gelen Yılmaz, İtalyan oyuncularla tanıştı ve esprileriyle sette neşeli bir ortam yarattı.

Yılmaz, "Özpetek'in hayranıyım" derken, "Ferzan, yurt dışında hep övündüğümüz bir yönetmen. Türkiye ile de ilgileniyor. Festivalleri takip ediyor, Türk sinemasına destek veriyor" dedi.

Özpetek'in filmlerinde her zaman bir mizah olduğunu kaydeden Cem Yılmaz, "Ben, Ferzan'ı komedyen olarak da çok seviyorum" diye konuştu.

"Gelecekte ortak bir film yapma projesi olabilir mi?" sorusuna, "Ferzan'ın Türkçesini geliştirmesi lazım!" diye esprili cevap veren ünlü komedyen, "Ama tabii ki benim de İtalyancamı ilerletmem gerekiyor. Ortak bir noktada da buluşabiliriz!" diye ekledi.

Avrupa'nın en büyüğü İspanya:85-63

Avrupa'nın en büyüğü İspanya:85-63

Polonya'da devam eden 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası final maçında İspanya Sırbistan'ı 85-63 yenerek Avrupa'nın en büyüğü oldu.


KÖTÜ BİTİRDİK



Polonya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası finalinde Sırbistan ile karşılaşan İspanya, karşılaşmayı 85-63'lük skorla kazanarak, şampiyonluğa ulaştı.

Karşılaşmaya Pau Gasol ve Juan Carlos Navarro'nun basketleriyle hızlı başlayan İspanya, 4.dakikada Ricky Rubio'nun da üçlüğüyle skoru 8-5 yaptı. Boyalı alanda Gasol ve dışarıdan da Garbajosa ile basketler bulan İspanya, Rudy Fernandez ile Raul Lopez'in de sayılarıyla 8.dakikada farkı 13 sayıya çıkarttı (20-7). Karşılaşmanın ilk çeyreğini 24-14 önde tamamlayan İspanya, ikinci periyotta da Marc Gasol ve Pau Gasol ikilisiyle skor üretti. Hücumda çok fazla top kaybeden Sırbistan karşısında iyi organize olan İspanya, devre sonunda da soyunma odasına 51-29 üstün gitti. Mücadelenin ikinci yarısında tempoyu iyi ayarlayan ve yakaladığı skor avantajını da elinden bırakmayan İspanya, karşılaşmadan 85-63 galibiyetle ayrılarak şampiyonluğa ulaştı.

Pau Gasol 18 sayı- 11 ribaund ile double double yaparken, Rudy Fernandez 13 sayı- 5 ribaund- 3 asist ve Juan Carlos Navarro da 12 sayıyla maçı tamamladı. İspanya'da ayrıca Ricky Rubio 10 sayı- 1 ribaund- 1 asist, Felipe Reyes 7 sayı- 8 ribaund ve Marc Gasol de 6 sayı- 5 ribaund ile oynadı.

Sırbistan cephesinde ise Uros Tripkovic 15 sayı- 2 ribaund- 1 asist, Novica Velickovic 15 sayı- 5 ribaund- 1 asist ve Nenad Kristic de 12 sayı- 4 ribaund- 3 asist ile maçı tamamladı. Sırbistan'da oyun kurucu Teodosic, bu mücadelede 5 sayı- 2 asistte kaldı.

İSPANYA (85): Pau Gasol 18 (11 ribaund- 1 asist), Rudy Fernandez 13 (5 ribaund- 3 asist), Ricky Rubio 10 (1 ribaund- 1 asist), Juan Carlos Navarro 12 (1 ribaund- 1 asist), Vicktor Claver 2, Felipe Reyes 7 (8 ribaund- 1 asist), Carlos Cabezas 7 (2 ribaund- 1 asist), Raul Lopez 2 (1 ribaund- 3 asist), Sergio Llull 5 (1 asist), Marc Gasol 6 (5 ribaund- 1 asist), Alex Mumbru (1 ribaund), Jorge Garbajosa 3 (2 ribaund- 4 asist)

SIRBİSTAN (63): Bojan Popovic 1 (1 ribaund), Milenko Tepic 2 (2 ribaund), Milos Teodosic 5 (2 asist), Ivan Paunic 1, Stefan Markovic 2 (2 asist), Uros Tripkovic 15, Miroslav Raduljica 6 (3 ribaund), Nenad Krstic 12 (4 ribaund- 3 asist), Kosta Perovic 4 (2 ribaund- 1 asist), Novica Velickovic 15 (5 ribaund), Milan Macvan (1 ribaund- 1 asist)



İLK 8


36. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası'nda ilk 8 sıra şöyle oluştu:

1-İspanya
2-Sırbistan
3-Yunanistan
4-Slovenya
5-Fransa
6-Hırvatistan
7-Rusya
8-Türkiye

Şampiyonayı ilk 6 içinde tamamlayan ekipler, gelecek yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'na katılma hakkı kazandı.

MVP GASOL

Ayrıca, Avrupa Şampiyonası'nın MVP'si (En Değerli Oyuncu) İspanya Milli Takımı'nın yıldız ismi Pau Gasol seçildi.

Salon: Spodek Arena

Hakemler: Romualdas Brazauskas xx (Litvanya), Lazaros Voreadis xx (Yunanistan), Shmuel Bachar xx (İsrail)

İspanya: Rubio xx 10, Navarro xx 12, Fernandez xxx 13, Garbajosa xx 3, Pau Gasol xxx 18, Marc Gasol xx 6, Reyes xx 7, LlUll xx 5, Lopez xx 2, Mumbru x, Cabezas xx 7, Claver 2

Sırbistan: Teodosic xx 5, Tepic x 2, Tripkovic xxx 15, Velickovic xxx 15, Krstic xx 12, Markovic x 2, Perovic x 4, Macvan x, Paunic x 1, Bjelica x, Raduljica xx 6, Popovic x 1

1. Periyot: 24-14

Devre: 52-29 (İspanya lehine)

3. Periyot: 67-44

"Şabanoğlu Şaban" birinci seçildi

"Şabanoğlu Şaban" birinci seçildi

Sinema sanatçısı Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı “Şabanoğlu” filmi, dünyanın en büyük sinema filmleri veritabanı olarak kabul edilen ‘imdb.com’ tarafından “Tüm Zamanların En İyi 50 Komedi Filmi” listesinde birinci seçildi.



Devam eden oylamada Charlie Chaplin, Woody Allen gibi dünyaca ünlü yönetmenleri geride bırakan filme ek olarak listede Sunal’ın rol aldığı 6 film daha yer aldı.

“Hababam Sınıfı Tatilde” 13., “Kibar Feyzo” 14., Süt Kardeşler 20., Davaro 46. sırada bulunuyor.

19 Eylül 2009 Cumartesi

Diyarbakır'da PKK operasyonu

Diyarbakır'da PKK operasyonu




DİYARBAKIR'da polis, terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlediği operasyonda, kentte molotof kokteylli saldırı, taşlama ve yasadışı slogan attıkları gerekçesiyle 23 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 12'si soruşturmasının ardından 12'si adliyeye sevk edildi.


Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri terör örgütü PKK´nın Türkiye yapılanmasına yönelik düzenlediği operasyonlarda 23 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların değişik tarihlerde alışveriş merkezlerine molotof kokteylli saldırı, taşlama ve yasa dışı slogan attıkları belirtildi. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda yasadışı 1 adet hard disk, çok miktarda örgütsel içerikli CD ve hafıza kartları, çok miktarda yasak yayın, yasadışı döviz pankart, poster ile örgütsel dokümanlar ele geçirildi.

Gözaltına alınan 23 kişiden 12'si polisteki soruşturmalarının ardından bugün adliyeye sevk edilirken, polis bu kişilerin eylemlerini şöyle sıraladı::

- 19.04.2008 tarihinde yapılan yasadışı yürüyüş ve basın açıklamasında, yasadışı slogan atılması ve bölücü terör örgütünü temsil eden bez parçalarının açılması eylemi,

- 04.08.2009 günü bölücü terör örgütünün gençlik yapılanmasının koşuyolu parkına doğru yapılan yasadışı meşaleli yürüyüş sırasında güvenlik kuvvetlerine ve yol ortasına molotof kokteyli atılması, yasadışı slogan atılması, örgütü temsil eden bez parçaları, posterler ve pankartlar açılması eylemi,

- 26.08.2009 günü Sur İlçesi Melikahmet Caddesi üzerinde bölücü terör örgütünün gençlik yapılanması tarafından düzenlenen yasadışı meşaleli yürüyüşte, yasadışı slogan atma, poster, döviz ve pankart açma eylemi,

- 14.09.2009 günü Adliye önünde yapılan oturma eylemi sırasında bölücü örgüt adına slogan atılması, güvenlik kuvvetlerine fiili mukavemette bulunulması,

- 16.09.2009 günü Bağlar İlçesi Dörtyol Kavşağı'ndan Sağlık Ocağı Caddesi üzerine çöp konteynırlarının yol ortasına dökülerek yolun trafiğe kapatılması ve bir polis otosunun gösterici grup tarafından taş ve Molotof kokteylli saldırıya uğraması eylemi.

- 17.09.2009 günü terör örgütüne yönelik yapılan operasyonları protesto etmek için düzenlenen yürüyüş eylemi sırasında yasadışı slogan atılması, güvenlik kuvvetlerine fiili mukavemette bulunulması eylemi,

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Yasadışı terör örgütlerine yönelik operasyonel çalışmalar aralıksız ve kararlı bir biçimde, vatandaşlarımız ve tüm devlet kurum ve kuruluşları ile işbirliği içerisinde sürdürülmektedir" denildi.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Cem Garipoğlu teslim oldu

Cem Garipoğlu teslim oldu

Münevver Karabulut'un cinayet zanlısı Cem Garipoğlu 197 gün sonra İstanbul'da teslim oldu.

Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu, bu sabaha karşı İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim oldu.

7 aydır aranan Cem Garipoğlu’nun saat 00.45’te avukatı Aytekin Kaya ile birlikte Bahçelievler polis merkezine giderek teslim edildiği bildirildi.

CİNAYET NEDENİ KISKANÇLIK

Cem Garipoğlu gece yarısı Bahçelievler’de E-5 Karayolu’nda avukatı Aytekin Kaya ile buluştu. Avukat Kaya’nın verdiği bilgiye göre Cem Garipoğlu daha sonra Asayiş Şube’ye götürüldü. Kaya, “Asayiş şubede iyi karşılandı. Cem, ilk ifadesinde cinayeti kendisinin işlediğıini itiraf etti. Polise cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini söyledi” diye konuştu. Cem Garipoğlu’nun hafif sakallı ve saçları uzamış olduğu belirtildi. Avukat Kaya, “Cem babasının katil şüphelisi olarak tutuklanmasından son derece üzüntülüydü. Vicdan azabı çekiyordu. Bu nedenle gelip teslim oldu” dedi.

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, yaptığı açıklamada, “Polisin sistemli çalışması, kendi çocuğunun katilini arar gibi araması ve basının yayınları Cem Garipoğlu’nun tesliminde etkili oldu” dedi.

197 GÜNDÜR İSTANBUL'DA GİZLENİYORMUŞ

Cem Garipoğlu’nun 197 gündür İstanbul’da gizlendiği ve hiç yurt dışına çıkmadığı belirtildi. Cinayetin işlendiği 3 Mart tarihinde izini kaybettiren Cem Garipoğlu’nun saklandığı yerler konusunda çeşitli spekülasyonlar yapılmış, Rusya’da, ABD’de hatta Ermenistan’da gizlendiği ileri sürülmüştü. Son olarak Cem Garipoğlu’nun Ermenistan’da yakalandığı da ileri sürülmüştü. Cem Garipoğlu’nun teslim olduğu haberini Münevver Karabulut’un ailesi gazetecilerden öğrendi.

SÜREYYA KARABULUT: NE SÖYLEDİYSEM ÇIKTI

Baba Süreyya Karabulut’un ilk tepkisi “Yakalanacağını üç gün önceden haber aldım. Hiç de sürpriz olmadı. Devletimizin yetkilileri olaya ağırlığını koyunca bunun böyle olacağını tahmin ediyordum” sözleriyle dile getirdi.

Canlı yayınına katılan Süreyya Karabulut, "Adalete güveniyordum zaten. Suçlular yakalandı. Bu cinayetin arka bahçesindeki suçluların ortaya çıkması lazım. Yardım yataklık eden herkesin çıkması lazm" dedi.

Karabulut, "Şimdi ne yapacaksınız?" şeklindeki soruya, "Şu anda ne yapacağımı bilemiyorum ama çok heyecanlıyım. Bahçelievler'de yakalanmış olması çok daha garip. Ben de burada oturuyorum. Benim kınalı kuzum gitti. Bu kadar zamandır mücadele ediyorum. Belki Türk halkı sitem etti ama söylediklerimin arkasındayım. Ben ne söylediysem çıktı" cevapladı.

ÇOCUK ŞUBEYE GÖTÜRÜLDÜ

Asayiş Şube Müdürlüğü'nde bir süre tutulan Cem Garipoğlu, 18 yaşından küçük olması nedeniyle sorgulanmak üsere Üsküdar'daki Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

BİR KAMERAMAN YARALANDI

Bu arada, zanlı Cem Garipoğlu'nu Çocuk Şube Müdürlüğü'ne getiren konvoyun arkasındaki bir aracın çarptığı AA kameramanı Kenan Yeşilyurt ayağından yaralandı. Yeşilyurt, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Slovakya-Türkiye 69-67

Türkiye 67
Slovakya 69

çeyrek finalde rakibimiz Yunanistan olacak

Hüseyin Üzmez'e 13 yıl hapis

Hüseyin Üzmez'e 13 yıl hapis

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyon sonucu, “Çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı hürriyeti tahdit” suçlarından haklarında dava açılan yazar Hüseyin Üzmez ve mağdur çocuk B.Ç'nin annesi Livaze Ç'nin yargılanmalarına devam edildi.


ÜZMEZ DURUŞMAYA BÖYLE GETİRİLDİ

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanık Hüseyin Üzmez (76), tutuksuz sanık Livaze Ç. (36) ile mağdur çoçuğun avukatları Nevin Canbaz ve Ahmet Dedeler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunu temsilen Muhakemat Müdürlüğü avukatı Selma Ergüner, B.Ç'nin babası Bekir Ç, Üzmez'in avukatları Emir Ali Kav ile Bayram Sabah, sanık Liveza Ç'nin Bursa Barosu tarafından atanan avukatı Ümran Babacan hazır bulundu.

Üzmez'in avukatı Emir Ali Kav, mahkemeye heyetine sunduğu yazılı savunmasını duruşma salonunda okudu.

Müvekkilinin bir komploya kurban gittiğini savunan Kav, “Hüseyin Üzmez bugüne kadar hiç B.Ç ile başbaşa kalmamıştır. Madem polis takip ederken evde başbaşa idiler neden o halde evde yakalanmadılar?” dedi.

Kav, olay günü İnegöl'de bir restoranda B.Ç ve annesini beklerken, Üzmez'in yanına gelen tanımadığı kişilerin kendisinin yanına geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Hayatında hiç kola içmemiş kişi yoğun ısrarlar doğrultusunda yarım bardak kola içmiş. Sonra istifra etmiş. Gözaltına alındıktan sonra da içtiği ve içinde ilaç olduğunu düşündüğümüz kolanın etkisiyle verdiği ifadeleri hatırlamamaktadır. İddialarla ilgili hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Tüm tanıkların ifadelerinden bunlar anlaşılıyor. Müvekkilimin adil yargılama hakkı ihlal edildi. Ben yüce mahkemenin adil bir karar vereceğine inanıyorum. Müvekkilimin bu kanıtlarla 1 gün bile içeride kalmaması gerekiyor.”

Avukatı savunmasını okuduğu sırada sanık kürsüsünde oturduğu yerden ayağa kalkan Üzmez, mahkeme başkanı Kadir Ünal'a “Bana bir şey söylemeyecek misin hakim bey. Can benim, başkaları konuşuyor. Ben zekat keçisine döndüm” dedi.

Bunun üzerine hakim Ünal, Üzmez'e avukatlarının ardından söz vereceğini söyledi.

Sanık Üzmez'in diğer avukatı Bayram Sabah da 5 sayfalık yazılı dilekçesini mahkeme heyetine sunduktan sonra müvekkilinin tahliyesini talep etti.


ÜZMEZ'İN SAVUNMASI


Avukatların ardından söz alan sanık Hüseyin Üzmez, yargılandığı davanın Fransa'daki Dreyfus davası gibi bir komplo davası olduğunu iddia etti.

Üzmez, geçmişte yaraladığı Ahmet Emin Yalman'ın bir yakınının, bu olay öncesi kendisini telefonla aradığını ve randevu talep ettiğini öne sürerek, şunları söyledi:

“Bu kişiyle görüştüm. Bana 'Biz kimsede hıncımızı bırakmayız. Alırız' dedi. Ben de kendisine 'Yalman ile barıştık. Yalmancılarla barışamadık' dedim. Sonrasında da bu olaylar yaşandı. Allah'a yemin ediyorum doğru söylüyorum. Sizlerde olumlu bir hava var. Sizleri sevmemek mümkün değil. Ben Allah'ın adaletinden sonra mahkemenin adaletine güveniyorum. Siz birazdan karar vereceksiniz, onlar intikamlarını alacaklar. Sizin yerinizde olsam ben tutukluluk halini kaldırır, davayı ertelerim. Bunu derseniz bütün dünya sizden bahsedecek. Bunu deseniz ne olur? Bizim kardeşimiz başbakan biraz sesini, kıyafetlerini değiştirse, gözlük taksa, bir yere gitse kimse tanıyamaz. Ama beni her yerde tanırlar. Alaca dana gibi olmuşum. Böyle bir şerefle karşı karşıyasınız. O şerefi tepmeyin lütfen.”

Mahkeme başkanı Kadir Ünal, Üzmez'in ifadesinden sonra verdiği yaklaşık 10 dakikalık aranın ardından kararı açıkladı.

Mahkeme heyeti, sanık Üzmez'in cinsel istismar ve küçük yaştaki çocuğun ruh sağlığını bozmak suçundan 15 yıl, bu suçu iki kez işlemiş olmasından dolayı 15 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Heyet, duruşmadaki iyi halini göz önüne alarak sanık Üzmez'in cezasını 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına indirirken, “Hürriyeti tahdit” suçundan beraatini kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, ayrıca, diğer sanık Liveza Ç'nin ise “hürriyeti tahdit” ve “çocuğun cinsel istismarına yardımcı olmak” suçlarından beraatine karar verdi.

B.Ç.’NİN AVUKATI: ANNE HAKKINDAKİ KARARI TEMYİZ EDECEĞİZ

Bursa Barosu’nun atadığı B.Ç.’nin avukatı Nevin Canbaz, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, “Üzmez’in ‘Hürriyeti tahdit’ suçundan da cezalandırılması gerekirdi” dedi.

Anne Livaze Ç. hakkında verilen kararı da temyiz edeceklerini kaydeden Canbaz, “Annenin de suça iştiraki olduğunu düşünüyoruz. Hüseyin Üzmez’e verilen ceza ise TCK’daki ilgili maddelere göre verilmiş doğru bir karardır. Bu konuda söyleyecek başka bir sözümüz yok.

Üzmez’in almış olduğu ceza da İstanbul Adli Tıp Kurumu 6'ncı İhtisas Dairesi’nin vermiş olduğu birinci raporun ardından yaptığımız itiraz sonucu Adli Tıp Genel Kurulu’nda düzenlenen beden ve ruh sağlığının bozulduğuna rapor önemli rol oynamıştır. Eğer ilk rapora göre ceza verilecek olsaydı Üzmez 3 yıl ceza alır ve tahliye olabilirdi. Bu da savunma hakkının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” dedi.

Yemen savaş uçakları bomba yağdırdı

Yemen savaş uçakları bomba yağdırdı

Yemen'de savaş uçaklarının mülteci kampını bombaladığı, onlarca ölü ve yaralı olduğu ifade ediliyor.


Yemen'de başkentin kuzeyinde isyancıların kontrolünde bulunan Horf Süfyan kasabası yakınındaki saldırıda 120 kadar kişi hastaneye kaldırıldı. Görgü tanıkları, bunlar arasında onlarca ölü olduğunu söyledi. Yerel yardım görevlileri ve bölgedeki vatandaşlar, hava saldırısının öğle saatlerinde yapıldığını, vücut parçalarını havada uçuştuğunu gördüklerini anlattı.

Bölgeden gelen haberlerin bağımsız kaynaklardan doğrulaması olanağı bulunmuyor. Yemen'de hükümet güçleriyle Şii isyancılar arasında çatışmaları 3 gündür sürüyor. Sivillere karşı düzenlenen ikinci hava saldırısında jetler Saada kasabasındaki kalabalık bir pazar yerine 2 bomba atmış ve onlarca sivil ölmüştü.

Kızılhaç'a son 3 günde meydana gelen çatışmalarda 30 bin kişi mülteci durumuna düştü. Yemen'de, Zeydi mezhebinden olan isyancılar, daha çok özerklik istiyor.
Hükümet ise Zeydilerin 1960'larda yıkılan Şii devletini tekrar kurmak istedikleri görüşünü savunuyor.

11 Eylül 2009 Cuma

12 Dev Adam İspanya Karşısında 16:45'te

Devler İspanya karşısında

A Milli Erkek Basketbol Takımımız, Polonya’da düzenlenen 36. Avrupa Şampiyonası’da, 2. tur F Grubu’ndaki ilk maçını bugün İspanya ile yapacak.


Lodz kentindeki Arena Salonu’nda oynanacak karşılaşma, TSİ 16.45’te başlayacak ve NTV’den naklen yayınlanacak. Grupta bugün ayrıca, Polonya-Sırbistan (19.15) ve Litvanya-Slovenya (21.00) maçları oynanacak.
Şampiyonada, 1. Tur C Grubu’nda ilk 3 sırayı alan Slovenya, Sırbistan ve İspanya, D Grubu’nun ilk 3 takımı Türkiye, Polonya ve Litvanya ile birleşerek F Grubu’nu oluşturdu. Aynı eleme grubundan gelen takımların tekrar karşılaşmadığı ve grupları son sırada bitiren ekiplerle yapılan karşılaşmalar dışındaki puanların taşındığı F Grubu’na Türkiye lider olarak başlıyor. Milli Takımımız, İspanya’yı yendiği taktirde çeyrek finale yükselmeyi büyük ölçüde garantileyecek. Son Dünya Şampiyonu ve Avrupa İkincisi İspanya, 1. Tur C Grubu’nda oynadığı maçlarda; Sırbistan’a 66-57 yenilirken, Büyük Britanya’yı 84-76, Slovenya’yı da 90-84 mağlup etmişti.

Galibiyet sözü

9 maçtır yenilmeyen A Milli Takım’ın başarılı oyun kurucuları Kerem, Ender, Sinan ve Engin, İspanya’yı da yeneceklerini iddia ettiler. Türkiye ile İspanya bugüne dek 17 kez karşı karşıya gelirken, milliler bu maçların ancak 5’ini kazanabildi. Ay yıldızlı ekibimiz, İspanya’ya karşı son galibiyetini, Türkiye’de yapılan 32. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda 84-79’luk skorla elde etti.

Matadorlar top kaybetme şampiyonu!

AVRUPA Şampiyonası 1. tur gruplarında oynanan maçlarda Türkiye, neredeyse bütün olumlu istatistiklerde İspanya’dan daha iyi performans sergiledi. 12 Dev Adam’a bir tek ribaundda (118’e 106) üstünlük sağlayan Matadorlar’ın en önemli özelliği çok top kaybetmeleri. Maç başına 16 top kaybeden İspanya, bu kategoride birinci sırada yer alıyor.

Yağmur İzmir'i etkiledi

Yağmur İzmir'de etkili oldu

İzmir'de akşam saatlerinde başlayan sağanak yağmur yaşamı olumsuz etkiledi. Bazı ev ve işyerlerinde su baskınları oldu, trafikte ise maddi hasarlı, yaralamalı kazalar meydana geldi.


Saat 20.30 sıralarında başlayan sağanak yağmur İzmir kent merkezi ve ilçelerinde hayatı olumsuz etkiledi. Konak İlçesi Mithatpaşa Caddesi, Numara 911/A'da bulunan ve iki gün sonra hizmete girecek olan kafede meydana gelen su baskınında işletmeci İrfan Güntaç, yaşadıklarına isyan etti. Güntaç, “O kadar para harcadık. Pazartesi günü açılışımızı yapacaktık. Su baskınına uğradık. Ne yapacağımızı şaşırdık. Şimdi buraya ne gerekiyorsa yapılsın ama bu böyle olmaz buradan yetkililere sesleniyorum. Bu böyle kesinlikle olmaz bir çare bulsunlar” dedi. Karşıyaka İlçesi İmbatlı Mahallesi 1777 Sokak'ta bulunan mazgal ve logarların taşması sonucu zemin katta bulunan 2 evin tuvaletlerine lağım suları doldu.
İzmir Emniyeti Trafik Denetim Şube Müdürlüğü yetkilileri yağışla birlikte 38 maddi hasarlı, 13 tane ise yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini bildirdi.
İzmir Meteroloji Bölge Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada İzmir başta olmak üzere Kıyı Ege'de metrekareye 32, Ödemiş'te 19.6, Dikili'de 15.2, Seferihisar'da 27.4, Aliağa'da 14.0, Çeşme'de 7.2, Çiğli ve Karşıyaka'da 21, Karabağlar ve Gaziemir'e ise 30.4 kilogram yağmur suyu düştüğü belirtildi. Yağmur bugün de aralıklarla devam edecek.



Belçika'da başörtüsü yasağı

Belçika'da başörtüsü yasağı

Belçika'da başörtüsü tartışmaları artarak devam ederken, ülkenin Flaman kesiminde resmi okullarda başörtüsü yasağı uygulama kararı alındı.


Federal yapılı Belçika'da Flaman Toplumu Eğitim Konseyi, bugün yaptığı toplantının ardından, ülkenin Flaman kesimindeki tüm resmi eğitim kurumlarında başörtüsünü yasaklama kararı aldığını açıkladı.

Yapılan açıklamada, yeni başlayan ders yılı sürecinde, başörtüsüne izin veren bazı okullarda istisna kuralları uygulanacağı, bu kapsamda isteyen öğrencilerin felsefi derslerde dini simgeler taşıyabilecekleri belirtildi.

Flaman Eğitim Konseyi, başörtüsünü yasaklama kararının gerekçelerini açıklarken, "öğrencilere özgür ve kaliteli bir eğitim olanağı sağlamak iradesinden" söz etti.

ANVERS KENTİNDE DE YASAK

Öte yandan, Anvers kenti Eğitim Konseyi de, bugünkü toplantısının ardından yaptığı açıklamada, kentteki 300 okulda başörtüsü yasağının 1 Eylül 2010 tarihinde başlayacağını duyurdu. Kentin katolik ve bağımsız eğitim kurumlarının temsilcilerinden oluşan konseyde oy birliği ile karar alındığı bildirilirken, öğrencilerin ve velilerin bilgilendirileceği ifade edildi.
Belçika;da okulların açılması ile tekrar gündeme gelen başörtüsü tartışması, siyasi ve adli alanlarda gerginliğe yol açıyor.
Bazı adli kurumlar, başörtüsü kullandıkları gerekçesiyle okullara alınmayan öğrenciler lehinde kararlar verirken, Danıştay;ın da bu konuda somut görüş açıklaması bekleniyor.
Siyasi alanda, başta sosyalistler olmak üzere bazı gruplar, başörtüsünün "dini değil, siyasi bir sembol olarak kullanıldığı" görüşünden hareketle yasaklamadan yana tavır koyuyor.
Belçika;da başörtüsü tartışmalarının önümüzdeki günlerde artarak devam etmesi bekleniyor.

10 Eylül 2009 Perşembe

Efe'den kafa karıştıran açıklama

Efe'den kafa karıştıran açıklama
Kavak Yelleri'ndeki Efe rolü ile genç kızların sevgilisi olan Dağhan Külegeç ayrılığın perde arkasını anlattı

Kavak Yelleri'nde Efe rolünde oynayan Dağhan Külegeç, geçen sezonun son bölümünde denize uçan arabadaki kişilerden diziye devam etmeyen tek oyuncu olmuştu.

Külegeç'in sette yaşanan bir tartışmadan sonra senaryonun bu şekilde geliştirildiği söylenirken, bir başka açıklamada ise Dağhan Külegeç'in uzun süredir sette memnuniyetsiz olduğu ve ayrılmak istediği bu nedenle de senaryoda değişiklik yapıldığı söylenmişti.

Dağhan Külegeç, atv'de annesi Ayşe Erbulak ve Erbulak ailesinin kendisini gibi oyuncu olan diğer fertleri Sevinç ve Füsun Erbulak ile konuk olduğu Berna Laçin'in programında yaptığı açıklama ile kafaları daha da karıştırdı.

Bu sezon herhangi bir işte yer almayan Külegeç, Laçin'in dizilerde oynayıp oynamayacağıyla ilgili sorusuna "Dizi güzel iş, niye devam etmeyeyim" dedi.

Külegeç daha sonra, "Kavak Yelleri'nden de ayrılmak istemezdim ama öyle olmak zorunda oldu. Yoksa gül gibi işim var, severek yapıyorum. Ama istemezdim yani. Devam etmek isterdim" açıklamasını yaptı.

Genç oyuncunun bu imalı açıklaması üzerine Berna Laçin'in "Kendin ayrıldın. Sanki bunu attılar" şeklinde bir yorum yapınca Dağhan Külegeç'in yanıtı ise şöyle oldu: "Komik değil mi? Çok acayip bir durum. Neyse hadi. Yeni işlere bakacağız işte. Yeni yeni bir şeyler. Oyunculuk güzel, eğlenceli." T

Obama ya "Yalancı" diyen kongre üyesi kim?

"Seni yalancı " OBAMA

Amerikan Kongresi’nin ortak oturumunda sağlık reformunu anlatan Başkan Obama’ya “Yalancısın” diye bağıran Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson, Beyaz Saray’dan özür diledi.


ABD Temsilciler Meclisi’nin bir üyesi, tartışmalı sağlık reformu konusunda Kongre’nin ortak oturumunda konuşan Başkan Barack Obama’ya “yalan söylüyorsun” diye bağırdı.
Kongre’nin oturumunda sağlık reformunu anlatan Obama, kaçak göçmenlerin sigortalı yapılacağının doğru olmadığını söyledi. Bunun üzerine Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi Üyesi Joe Wilson, Obama’ya “yalancı” diye haykırdı. Wilson’ın Başkan’a hakaret etmesi, Demokrat ve Cumhuriyetçi saflardan tepki aldı. First lady Michelle Obama’nın öfkeyle başını salladığı dikkati çekti.
Özür diledi
Obama, istediği değişiklikler için on yılda 900 milyar dolar harcanacağını, bu miktarın, hem Irak ve Afganistan savaşlarından hem de selefi George Bush’un ülkenin en varlıklı kesimlerine sağladığı vergi kesintilerinden daha az olduğunu belirtti. Joe Wilson, daha sonra Beyaz Saray’ı arayarak “duygularıma hakim olamadım. Medeni davranmadım” diyerek özür diledi. Beyaz Saray özrün kabul edildiğini açıkladı.

Eyvah sosyalist olacağız

TRİLYONLARCA doların söz konusu olduğu sağlık sektöründe, Obama’nın çok ciddi reform çabaları bazı güçlü çevreleri rahatsız ediyor. Cumhuriyetçiler, “Sosyalist rejim getirecekler” diye tepki gösteriyor.

Antalyalılar hazırlıklı olun yağışlar geliyor

Antalya'da yağış uyarısı

Antalya Vali Vekili Mehmet Seyman, ilgili tüm kuruluşlara gönderdiği genelgeyle, Meteorolojinin yoğun yağış uyarısı uyarınca, gerekli tedbirlerin titizlikle alınmasını istedi.


Vali Vekili Seyman, kaymakamlıklar, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, DSİ Bölge Müdürlüğü, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü, Türk Telekom İl Müdürlüğü, Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. Müessese Müdürlüğü ile Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Müessese Müdürlüğüne bir genelge gönderdi.

Vali Vekili Seyman, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü Bölgesel Tahmin Merkezinden gönderilen meteorolojik uyarı yazısını eklediği genelgesinde, Trakya ve Marmara bölgesinde yaşanan sel ve can kayıplarına dikkati çekerek, Antalya'da meydana gelebilecek yağışlara karşı tedbirlerin titizlikle alınmasını istedi.

METEOROLOJİNİN UYARISI

Bölgesel Tahmin Merkezinden yapılan yazılı açıklamada da, bölgenin yarından itibaren yağışlı hava kütlesinin etkisi altına gireceği bildirildi.

Açıklamada, yarın Antalya'nın batı ilçelerinde başlayacak olan gök gürültülü sağanak yağışın, Antalya'nın batısından, 12 Eylül saat 12.00'ye kadar, Antalya merkez ve çevresinde 12 Eylül sabahı saat 03.00'ten 15.00'e kadar, Antalya'nın doğu ilçelerinde 12 Eylülde saat 06.00'dan 18.00'e kadar etkili ve sürekli olmasının, yağış anında rüzgarın kısa süreli fırtına şeklinde esmesinin beklendiği uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, meydana gelmesi muhtemel olumsuz şartlara karşı ilgililerin tedbirli olmaları gerektiğine işaret edildi.

DENİZCİ VE BALIKÇILARA UYARI

Açıklamada, yarın Kaş-Anamur arasında, denizlerde, akşam saatlerinden itibaren başlayacak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış anında rüzgarın zaman zaman fırtına şeklinde eseceği, fırtınanın hızının saatte 65 kilometreye ulaşacağı, olumsuz hava şartlarının 12 Eylül saat 18.00'den itibaren etkisini kaybedeceği ifade edildi.

Liselilere ilk kez 4. yerleştirme hakkı

Liselilere ilk kez 4. yerleştirme hakkı
Milli Eğitim Bakanlığı, Fen ve Anadolu Liseleri’ne ilk kez 4. yerleştirme hakkı verileceğini duyurdu.


Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri’nde 173, Anadolu Liseleri’nde 4389, Anadolu Öğretmen Liseleri’nde 162, Sağlık Meslek Liseleri’nde 789 olmak üzere toplam 5513 kontenjanın boş kaldığını belirterek, “Söz konusu kontenjanların değerlendirilmesi açısından, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi Tercih ve Yerleştirme e-kılavuzunda, 'Tercihinde Yükselme İşlemi' başlığı altında yer alan esaslara göre yeni bir yerleştirme işlemi daha yapılacaktır” denildi.

MEB’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi çerçevesinde öğrenci alan okullarda 2009-2010 Öğretim yılında 9. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerin seçme, yerleştirme ve kayıt işlemleri 07 Eylül 2009 tarihinde tamamlanmıştır.

Ancak, bu işlemlerin sonucunda Fen ve Sosyal Bilimler Liselerinde 173, Anadolu Liselerinde 4389, Anadolu Öğretmen Liselerinde 162, Sağlık Meslek Liselerinde 789 olmak üzere toplam 5513 kontenjanın boş kaldığı tespit edilmiştir.

Bu yeni yerleştirmede; başvurular 11-14 Eylül 2009 tarihleri arasında ilgili ilköğretim okulu müdürlüklerinden, doğrudan öğrenci velisi tarafından elektronik ortamda yapılacak olup, yerleştirme sonuçları 16 Eylül 2009 tarihinde Bakanlığımızın internet sitesinde (http://www.meb.gov.tr) yayımlanacaktır.

Kayıt hakkı kazananların kayıtları ise 16-18 Eylül 2009 tarihinde gerçekleştirilecektir.”

Ankara'da elektrik kesintisi

Ankara'da elektrik kesintisi

Ankara’nın bazı yerlerinde yıllık periyodik hat bakım-onarım ve işletme çalışmaları nedeniyle 13 Eylül Pazar günü elektrik kesintisi uygulanacak.


Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’den yapılan açıklamaya göre, Çankaya, Altındağ, Yenimahalle, Kazan ilçelerine bağlı bazı mahallelere 13 Eylül Pazar günü elektrik verilemeyecek.

efsanevi yaratığın görüntüleri

İşte efsanevi yaratığın görüntüleri


ABD'de son dönemde vampir bir köpek konuşuluyor.

Görüntülerinin yayınladığı yaratığın gen mutasyonu geçirmiş olabileceği düşünülüyor, ama veterinerler şu ana kadar yaratığı tanımlayamadı. Yaratık bir köpeğe benzediği için şu anda öyle tanımlanıyor.
Bulunan bu hayvanın geceleri evlere ve ahırlara girerek kurbanlarının kanlarını emmesiyle ünlü efsanevi masal yaratığı 'Çupakabra' olabileceği düşünülüyor. Bu yaratıkların 6 metre yüksekliğe kadar zıplayabildiği iddia ediliyor

Ergenekon'da bir kişi tahliye oldu

Ergenekon'da bir kişi tahliye oldu

ERGENEKON soruşturması kapsamında 17 Nisan 2009'da tutuklanan Jeofizik Mühendisi Gökhan Ecevit avukatlarının itirazı üzerine bugün İstanbul 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce tahliye edildi.


İkinci Ergenekon davasının sanıklarından Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'la aynı koğuşta kalan Gökhan Ecevit'in örgüt üyesi olduğu iddia ediliyor. Çağdaş Yaşamı Dstekleme Derneği’nin de üyesi de olan Ecevit tahliye kararının ardından 16.30’da tutuklu bulunduğu Silivri Vezaevi’nden çıktı.

Üniversite'de Kürtçe bölüme onay

Üniversite'de Kürtçe bölüme onay

YÖK, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü kurulmasını onayladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Mardin Artuklu Üniversitesinde “yaşayan Diller” adı altında bir enstitü kurulmasına izin verildiğini belirterek, “Bu sadece Kürtçe'yi değil, diğer dilleri de kapsayacak” dedi.


YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan konuyla ilgili gazetecilere bir açıklama yaptı.

Özcan şunları söyledi:

- Mardin’de Yaşayan Diller Enstitüsü kurulacak.

- Bu sadece Kürtçe’ye değil diğer dillere de önemli bir çözüm oldu.

- Yeni bir model geliştirdik. Bundan sonra farklı dillere de hizmet vereceğiz.

- Buradaki esas amaç öncelikle öğretim üyesi yetiştirmektir.

Şevval Sam Iğdır'da ‘Kürtçe’ söyledi

Şevval Sam Iğdır'da ‘Kürtçe’ söyledi

MİLLİ Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Iğdır’da düzenlediği 9 Eylül çekilişinde Kürtçe şarkı söyledi. Sanatçı Şevval Sam’ın istek üzerine Kürtçe şarkı söylemesinden sonra protokolde bulunan Vali Vekili ve Kaymakamlar geceden ayrıldı.


İŞTE ŞEVVAL SAM'IN SÖYLEDİĞİ ŞARKILAR

Zübeyde Hanım Bulvarı'nda düzenlenen Milli Piyango çekiliş gecesine Vali Vekili Tuğba İnan Yılmaz, Özel İdare İl Genel Sekreteri Ferhat Akkuş, Aralık Kaymakamı Hakan Hakyemez, Karakoyunlu Kaymakamı Mehmet Alper Çığ, Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Zengin, Ak Parti İl Başkanı aynı zamanda Baro Başkanı Mustafa Buluş ile yaklaşık 2 bin kişi katıldı.

Yerel sanatçıların ardından gecede bir konser veren sanatçı Şevval Sam, alanda bulunan gençlerin ‘Kürtçe’ şarkı isteğini geri çevirmedi. “Kürtçe de okuruz, Ermenice de okuruz” diyen Sam, Kürtçe bir şarkı okudu ve oynamaları için gençleri platformun önüne davet etti. Bunun üzerine protokolde bulunan Vali Vekili Tuğba İnan Yılmaz, Aralık Kaymakamı Hakan Hakyemez, Karakoyunlu Kaymakamı Mehmet Alper Çığ, Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Zengin yerlerinden kalkarak konser alanını terketti. Özel İdare İl Genel Sekreteri Ferhat Akkuş ile Ak Parti İl Başkanı Mustafa Buluş’un ayrılmadığı gecede sanatçı Şevval Sam, iki Kürtçe şarkı söyledi.

Vali Vekili Tuğba İnan Yılmaz, Kürtçe şarkıyı dinledikten sonra ayrıldığını belirterek, “Seyirciler sahnenin önünde oynamaya başlayınca, alandan ayrıldım” dedi. Ak Parti İl ve Iğdır Barosu Başkanı Mustafa Buluş ise “Vali Vekili, Kaymakamlar ve bazı kurum amirleri Kürtçe şarkı biter bitmez alandan ayrıldı. Yaptıkları doğru değildi. Onlar gittikten sonra vatandaşlar hiçbir tepki göstermedi ve eğlenmelerine devam etti” diye konuştu.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Kaman İlçesi, 1 gün arayla teröre 3 şehit verdi

Kaman İlçesi, 1 gün arayla teröre 3 şehit verdi

VAN'ın Başkale İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin araziye döşediği mayının infilak etmesi sonucu şehit olan Astsubay Fatih Aydoğan'ın acı haberiyle sarsılan Kaman, akşam saatlerinde mayın patlamasında ayağı kopan Uzman Çavuş Deniz Kaya'nın şehit olduğu haberinin gelmesiyle ikinci bir acıyı daha yaşadı.


Kırşehir'in Kaman İlçesi, 1 gün arayla 3 şehit vermenin acısını yaşıyor. Önceki gün Siirt'in Eruh İlçesi'nde çıkan çatışmada, şehit olan er Orhan Kılıç'ın ardından bugün de Van'daki mayın patlamasında Kaman'lı olan Astsubay Fatih Aydoğan ile Uzman Çavuş Deniz Kaya'nın şehit olmasıyla ilçe adeta yasa büründü.

İKİ KIZ ÇOCUĞU BABASIYDI

Bugün Van'ın Başkale İlçesi'ndeki mayın patlamasında, önce şehit 30 yaşındaki Astsubay Fatih Aydoğan'ın haberi geldi. Şehit Aydoğan'ın Kaman İlçesi'ne bağlı İsahocalı Beldesi'ndeki baba ocağına kor gibi ateş düştü.

Acı haberi aileye Kaman Kaymakamı Abdullah Küçük ve jandarma yetkileri, verdi. Şehit Astsubay Fatih Aydoğan'ın babası Kadir ve annesi Hanım Aydoğan gelen acı haberle yıkıldılar. Şehit astsubayın evin 5 çocuğundan biri olduğu belirtildi. Baba Kadir Aydoğan, oğluyla gurur duyduğunu belirterek “O vatansever bir kişiydi. Memleketi için canını verdi. Vatan sağolsun. Ancak artık bu acılarda yaşanmasın” dedi. Oğlunun şehit olduğu haberiyle yıkılan anne Hanım Aydoğan ise acı haberle birlikte yıkıldı. Fenalık geçiren anne Aydoğan'a eve gelen sağlık görevlileri müdahale etti. Şehit Aydoğan'ın evli ve biri 5 diğeri de 1 yaşında iki kız çocuk babası olduğu öğrenildi.

AYAĞI KOPTU, HASTANE DE ŞEHİT OLDU

Bu arada mayın patlaması sırasında bacağı koparak yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan 31 yaşında Uzman Çavuş Deniz Kaya'nın da şehit olduğu haberi, bu akşam saatlerinde, Kaman İlçesi'nde yaşayan baba evine ulaştı. Babası İsmail Kaya'yı iki yıl önce kaybeden, evli ve 2 kız çocuk babası olan şehit Kaya'nın annesi Döndü, acı haberle yıkıldı. Bu arada şehidin baba evine Türk bayrakları asılırken, Kaya'nın Döndü ve İsmail çiftinin, 5 çocuğundan biri olduğu öğrenildi. Ağlayarak feryat eden anne Döndü: “Oğlum, hastaydın, yanına gelemedim. Şimdi acı haberini aldım. Yavrum, kuzum, beni bırakıp nereye gidiyorsun. Önce baban gitti, şimdi de sen gittin. Beni bu ellerde bir başına bıraktın.”

ARKADAŞTILAR, BİRLİKTE ŞEHİT OLDULAR

Öte yandan bugün Van'ın Başkale İlçesi'ndeki mayın patlamasında şehit olan Astsubay Aydoğan ile uzman çavuş Kaya'nın arkadaş oldukları ve birlikte askere girdikleri öğrenildi. Sivil hayatta da çok iyi arkadaş olan ve aynı sene içinde evlenen ikisi de 2 kız babası olan arkadaşlar aynı patlamada şehit oldular.

AYDOĞAN, YARIN TOPRAĞA VERİLECEK

Öte yandan şehit Astsubay Aydoğan'ın yarın öğleden sonra İsahocalı Beldesi'nde düzenlenecek resmi cenaze töreninin ardından toprağa verileceği kaydedildi. Uzman Çavuş Kaya için ise Cuma günü tören düzenleneceği belirtildi. Bu arada bir önceki gün şehit olan Kamanlı er Orhan Kılıç için ise yarın öğleyin Ankara Kocatepe Camii'nde düzenlenecek törenin ardından Cebeci Şehitliği'ne defnedilecek

Otomotiv eğitiminde iki büyük yatırım

Otomotiv eğitiminde iki büyük yatırım

Bursa'da, alanında Türkiye'nin ilk ve tek olduğu bildirilen “Otomotiv Anadolu Teknik Lisesi”nin temeli atıldı, Uludağ Üniversitesi (UÜ) bünyesinde açılan Otomotiv Mühendisliği Bölümü'nün hizmet binasının yapımı için protokol imzalandı.


Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) tarafından yaptırılan Otomotiv Anadolu Teknik Lisesi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, 27 yıl sanayicilik yapmış ve bu süre zarfında nitelikli eleman bulma konusunda çırpınmış birisi olarak, böylesine anlamlı bir törende bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, katkı sağlayan herkese teşekkür etti.

Projenin, Türkiye'ye ve hemen her sektöre örnek niteliğinde olduğunu dile getiren Çağlayan, “Otomotiv Anadolu Teknik Lisesi, alanında Türkiye'nin ilk ve tek projesidir” dedi.

Çağlayan, aslında binanın tamamlanma aşamasına geldiğini, o nedenle törenin “Sembolik” olduğunu dile getirerek, “Çocuk doğmuş ve şimdi biz isim koymaya çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Bursa'nın ilklere alışkın bir kent olduğunu vurgulayan Çağlayan, Bursa'nın, Türkiye'nin ilk OSB'sinin, ilk anonim şirketinin ve nihayet 1971 yılında ilk otomotiv endüstrisinin kurulduğu kent olduğunu anımsattı.

Çağlayan, otomotiv sektörünün Türkiye'nin gururu olduğunu, geçen yıl 22 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, 2002 yılında Türkiye'nin toplam ihracatının 36 milyar dolar olduğunu, bu rakamların otomotiv sektöründe Türkiye'nin geldiği noktanın çok net göstergeleri olduğunu kaydetti.

“KUŞ GRİBİ VİRÜSÜ GİBİ”

Hükümetin, sektöre gösterdiği ilgi ve alakanın da bu başarıda etkili olduğunu ifade eden Çağlayan, şöyle konuştu:

“Bu sektör, eğer şu küresel kriz olmasaydı, özellikle ihracatımızın yüzde 55'ini yapmış olduğumuz Avrupa ülkelerinde çöküş olmasaydı, inanın ki otomotiv sektöründe bizim koymuş olduğumuz ihracat hedefi en az 25 milyar dolardı ve otomotiv sektörü, 25 milyar dolar ihracatı yapabilecek her türlü yatırım, teçhizat ve insan yatırımını fevkalade bir şekilde yapmıştır. Ama ne yapalım ki maalesef kazazede olduğumuz, adeta bir kuş gribi virüsü gibi, bizim elimizde olmayan, dışarıdan ithal etmek zorunda olduğumuz bir krizin etkisini yaşıyoruz.”
Çağlayan, otomotiv sektörü başta olmak üzere diğer sektörlerdeki ağırlığı itibarıyla bu krizin etkisini Türkiye'de en fazla yaşayan ilin Bursa olduğuna dikkati çekerek, bugün Bursa'nın Amerika kaynaklı küresel krizin ortaya çıkardığı problemi yaşadığını dile getirdi.

“15 SANİYEDE 1 ARAÇ ÜRETİYORUZ”

Türkiye'nin geçen yıl 1 milyon 100 bin araç ürettiğini, bunun çok ciddi bir rakam olduğunu belirten Çağlayan, şöyle devam etti:

“Öyle her babayiğidin işi değil bu. 1 milyon 100 bin araç demek; bir günde 3 bin araç demektir. Türkiye bir günde 3 bin 13 araç üretiyor. 1 milyon 100 bin araç demek; dakikada 4 araç üretmek demektir. Bugün Türkiye 15 saniyede 1 aracın üretildiği bir ülke haline gelmiştir ve önü açıktır. Elbette Türkiye, diğer krizlerde olduğu gibi bu krizden de başarılı şekilde çıkacaktır. Dünyadaki her bin aracın 15'i bizim ülkemizde üretiliyor. Bu son derece önemlidir.

Bu sektör, 2010'dan sonra tekrar küresel ekonominin normale dönmesiyle beraber, iddia ederek, inanarak, bir mühendis, 27 yıllık sanayici olarak söylüyorum ki; Türkiye dünyanın otomotiv üssü, Bursa da bunun merkezi olacaktır. Amerika'da Detroit neyse, Bursa da Türkiye de o olacaktır. Bursa buna hazır.”

TİM BAŞKANI MEHMET BÜYÜKEKŞİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de Türkiye'nin sahip olduğu genç nüfus potansiyelini yeterince kullanamadığını, bunun en önemli nedenlerinden birinin bugüne kadar eğitime gereken önemin verilememesi, yeterli ilginin gösterilememesi, gerektiği kadar teşvik verilememesi olduğunu söyledi.

Büyükekşi, sanayi ve hizmet sektörlerinin ihtiyaçlarına göre meslek liselerine yönelik eğitimin teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bir tarafta işsiz milyonlarca insan varken, diğer tarafta iş dünyasının kalifiye eleman ihtiyacı duyması, bu gerekliliği ironik bir şekilde ortaya koymaktadır. İş dünyasının talepleri de göz önünde bulundurularak verilecek olan etkin bir mesleki eğitim, öğrencilerimizi iş hayatına daha iyi bir şekilde hazırlayacak, iş dünyasının sıkıntı çektiği ara eleman ihtiyacını karşılayarak işsizlik sorununun çözülmesine ciddi anlamda katkı sağlayacaktır.

Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde YÖK'ün meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişlerini oldukça zorlaştıran ve bu nedenle meslek liselerine olan ilginin azalmasına sebep olan farklı katsayı uygulamasına son veren kararının, mesleki eğitimin geleceği açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz.”

“ASLINDA BU BİR NİKAH TÖRENİ”

Bakan Çağlayan, daha sonra TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, UİB Başkanlar Kurulu Başkanı Ferit Sünneli ve Bursa Valisi Şahabettin Harput ile birlikte, Uludağ Üniversitesi (UÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi bünyesinde açılan “Otomotiv Mühendisliği Bölümü”nün hizmet binasının yapımı için düzenlenen protokol imza törenine katıldı.

Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, hizmet binasının yapımının, Faik Çelik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Faik Çelik tarafından üstlenildiğine işaret ederek, “Aslında bu bir nikah töreni. Ben de burada nikah şahidi olarak bulunuyorum” dedi.

Otomotiv Anadolu Teknik Lisesi'nin temelinin atılmasının ardından ikinci kademe olarak Otomotiv Mühendisliği Bölümü için protokol imzalamanın tam bir entegre faaliyet olduğunu ifade eden Çağlayan, otomotiv sektörünün nitelikli eleman ihtiyacının giderilmesinde önemli bir adım atıldığını ifade etti.

Protokolü, Bakan Çağlayan, Bursa Valisi Şahabettin Harput, UÜ Rektörü Prof. Dr. Mete Cengiz ve Faik Çelik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Faik Çelik imzaladı.

Chavezden 'ortak cumhuriyet' teklifi

Chavez'den Lukaşenko'ya 'ortak cumhuriyet' teklifi

Venezuela lideri Hugo Chavez, Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko'ya ülkelerini "yeni bir cumhuriyet şeklinde birleştirmeyi" teklif etti.


Belarus'un başkenti Minsk'te Lukaşenko'yla görüşen Chavez, "Venezuela ve Belarus'u yeni bir cumhuriyet olarak birleştirmeliyiz" dedi.

"Bu, eski Sovyet sistemi gibi sosyalist cumhuriyetler birliği değil, bir birlik içinde bir araya gelmiş hür cumhuriyetler birliği şeklinde olmalı" diyen Chavez, "yeni cumhuriyeti, iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilerin göstergesi" olarak kurmayı teklif etti.

Lukaşenko ise öneriye nasıl baktığını belirtmedi ve sadece ikili ilişkileri daha da geliştirmek için Venezuela'ya gitmeyi düşündüğünü bildirdi.
Lukaşenko, "Birkaç sene öncesine kadar birbirimizi tanımıyorduk bile. Bugünse yüz milyonlarca dolarlık ticaret yapıyoruz" dedi.
Minsk'e dün akşam gelişinde Lukaşenko'ya "şer ekseninden" selam getirdiğini söyleyen Chavez, bugün Moskova'ya geçecek.

Cesedi 13 yıl sonra bulundu

Cesedi 13 yıl sonra bulundu

Evinin bodrumunda intihar eden bir kişinin cesedi 13 yıl sonra bulundu.


Almanya'nın Münih kentinde bir evin bodrumunda cesedi bulunan kişinin 13 yıl önce intihar ettiği anlaşıldı.

Polis, 13 yıl önce kapıcılık yapan 67 yaşındaki Almanın, son olarak 5 Ekim 1996'da eşi tarafından görüldüğünü belirtti. Polis, eşi tarafından söz konusu tarihten 3 gün sonra kayıp olarak bildirilen bu kişinin, yasalara göre kayıp bildiriminden 5 yıl sonra da resmen ölü ilan edildiğini kaydetti.

Kendini asarak intihar ettiği belirlenen Almanın, bodrum katının kapısını içerden kilitlediği ve zaman içinde de kapının önüne çok sayıda eşya konulduğu için bodrum katının unutulduğu, cesedin ise binayı yeni satın alan bir kadının eski eşyaların atılmasını ve bodrumu temizletmek istemesi sonucunda bulunduğu bildirildi.

Suç örgütüne darbe: 21 gözaltı

Suç örgütüne darbe: 21 gözaltı

ERZURUM’un Hınıs ve Karaçoban ilçelerinde suç işlemek için örgüt kurdukları iddia edilen 21 kişi, jandarma ve polisin ortak operasyonunda gözaltına alındı.


Tefecilik yaptığı öne sürülen kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramada ruhsatsız av tüfekleri, çok sayıda senet ile banka cüzdanları ele geçirildi.

Hınıs Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ve polis dün Hınıs ve Karaçoban ilçelerindeki çeşitli adreslere eşzamanlı operasyon düzenledi. Yapılan teknik takibin ardından elde edilen bilgiler doğrultusunda suç işlemek için örgüt kurmak, tefecilik, insan ticareti ve senet yağması suçlarını işledikleri öne sürülen 21 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramada, 2 ruhsatsız av tüfeği, 26 fişek, 7.65 milimetre çapında tabanca şarjörü, 52 yazılı senet, 11 boş senet, 20 banka hesap cüzdanı, 19 alacak- verecek defteri, 1 dedektör ile 150 bin lira değerinde altın ele geçirildi.

İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen 21 kişinin sorgulamalarının devam ettiği bildirildi

Halkalı'da Alo Gıda Hattı da çöktü

Halkalı'da Alo Gıda Hattı da çöktü

İstanbul'daki sel felaketi nedeniyle İstanbul Halkalı'da hizmet veren “174 - Alo Gıda Hattı”nın geçici olarak hizmet veremediği bildirildi.


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Halkalı'daki çağrı merkezinin de bulunduğu bölgede meydana gelen sel felaketinin binada hasara sebep olduğu, güvenlik nedeniyle binanın boşaltıldığından çağrı merkezinin geçici olarak hizmet veremediği kaydedildi.

İstanbul'da sel felaketi: 31 ölü

İstanbul'da sel felaketi: 31 ölü

Dün Trakya'yı esir alan ve 7 cana mal olan felaket bugün İstanbul'u vurdu. Marmara Bölgesi, 17 Ağustos depreminden beri ilk kez bu boyutta bir felaket yaşıyor. Pameks Tekstil Fabrikası'na servisle gelen 7 kadın çalışan bir anda sele kapıldı. İkitelli TIR parkında uyuyan 6 şoför uykularında can verdi. İkitelli ve Halkalı'da 8 ceset bulundu. Dün de Çatalca ve Silivri'de 3 kişi hayatını kaybetmişti. İki günde 31 can alan felaket havalimanına ulaşımı felç etti. 9 kişi ise kayıp...


Pazar günü yapılan sel alarmına rağmen dün Silivri'yi vuran yağmur bugün etkisini İstanbul'da gösterdi. Trakya'da 7 cana mal olan sel, şu ana kadar İstanbul'da 31 kişinin ölümüne neden oldu. 9 kişi ise kayıp....

İstanbul Valisi Muammer akşam saatlerinde yaptığı açıklamalar ile herkesi şaşırttı. Güler hayatını kaybeden 7 kadının büyük bir hatanın kurbanı olduğunu ancak onların dışında kimsenin aracının başında hayatını kaybetmediğini söyledi.

Mahsur kalan herkes kurtarıldığını söyleyen Güler, "Kurumlar arası örnek bir işbirliği yaşadık. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Bu iş makinesi kapasitesi olmasaydı büyük çaplı müdahaleler yapılamazdı." açıklamasında bulundu.

SERVİSTEN ÇIKAMADILAR

İstanbul Valiliği yaptığı açıklamada bir kişinin sel sularında öldüğü belirtilirken, Halkalı Pameks Tekstil'e servis aracıyla gelen işçilerden 7 kişi araç içinde sel sularında boğuldu.

ŞOFÖRLERİ UYKUDA YAKALADI

İkitelli TIR garajında araçlarında uyuyan şoförlerden 10 kişinin boğularak öldüğü 50 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı belirtildi. Halkalı'da bir başka tekstil firmasında ise 2 kişinin cesedine ulaşılırken, İkitelli ve Halkalı 5 ceset sudan çıkarıldı. Dün de Silivri ve Çatalca'da 3 kişi sel sularına kapılarak yaşamını yitirmişti.

Bu sabah başta İkitelli Basın Express yolu olmak üzere, Arnavutköy, Sultangazi, Bağcılar, Eyüp, Esenler, Bahçelievler, Başakşehir, Büyükçekmece ilçelerinde su baskınları ve sele neden oldu. Ayamama Deresi, Tavukçu Deresi, Papaz Dereleri taştı.

Yine İkitelli Osmanlı Tır Garajı'nda da 10 kişi öldü. Halkalı'daki bir tekstil fabrikasında iki, sedef tır garajından da iki ölüm haberi geldi. Bunlara 9 da kayıp eklendi. Halkalı'da servis aracındaki 7 işçi kadının ölümü ve dün Selimpaşa'da 1, Çatalca'da iki kişinin ölümü ile can kaybı toplam 31'e çıktı.

Son yılların en büyük yağışını alan bölgeye saatte metrekareye 90 kilogram olarak ölçüldü. Eylül ayı ortalaması 45 kg iken, Çarşamba sabahı İkitelli bölgesine 1 saatte 90 kg yağış düştü.

AYAMAMA DERESİ TAŞTI YÜZLERCE İŞYERİ VE ARAÇ SU ALTINDA

Silivri’de başlayan ve sel baskınlarına neden olan yağış bu kez İstanbul’u vurdu. İstanbul’da İkitelli, Güneşli, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa, gibi semtlerde yüzlerce ev ve işyeri taşan derelerin getirdiği suların altında kaldı. İkitelli Basın Ekspres Yolu Ayamama Deresi’nin taşmasıyla işe giden servis ve belediye otobüsleriyle özel araçları sular altında bıraktı. Araçların ve otobüslerin üzerlerinde mahsur kalan vatandaşlar kurtarılmayı beklerken, İstanbul’un çeşitli semtlerinden binlerce vatandaş itfaiyeden su baskınları için yardım istedi.

Bu arada su baskınlarının olduğu otoyollarda araçların sel suları ile sürüklendiği görüldü. Çatalca ve Silivri’ye müdahale eden itfaiye ve kurtarma ekipleri aşırı yağış alan İstanbul’a yönlendirilmeye başladı.

Yağmur nedeniyle Esenler, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece’de yüzlerce ev ve işyerini alt geçitleri su bastı. Vatandaşları sular içinden itfaiye ekipleri kurtardı.

ARAÇLARIN İÇİNDE CAN PAZARI YAŞANDI

Her şiddetli yağmurda taşan ve çevreye tehlike oluşturan Ayamama Deresi yine taşarak Basın Ekspres yolunu sular altında bıraktı. Yüzlerce işyerinin sular altında kaldığı İkitelli Güneşli bölgesinde vatandaşlar araçlarının üzerine çıkarak kurtarılmayı bekledi. Sel suları dere kenarında bulunan tüm fabrikaları su altında bıraktı. Sel suları bazı fabrikaların 3’ncü katına kadar ulaştı. Araçları içinde mahsur kalanların çoğu kendi imkanları ile kurtuldu.

DERENİN ERKEN SAATTE TAŞMASI BÜYÜK BİR FACİAYI ÖNLEDİ

Ayamama Deresi, saat 06.30 sıralarında Basın Ekspres yolunda araç trafiğinin yoğun olmadığı bir saatte taştı. Sel sularına özellikle servis minibüslerini yakalandı. Trağin yoğun olduğu saate taşması durumunda binlerce otomobil sel sularına kapılacak ve büyük bir kaos yaşanacaktı. Ancak derenin erken taşması bunu önledi. Selde mahsur kalan servis minibüsleri ve belediye otobüsdekileri itfaiye ekipleri kurtardı.

İTFAYE YAPTIĞI ANONSLARLA GÖREV SÜRESİNİ UZATTI

İstanbul itfaiyesi yağışın devam etmesi ve kurtarılmayı bekleyen onlarca insanın bulunduğu bölgelere yetişmeye çalışırken gece geç saatlerde çalışan ekiplerine göreve devam emri verdi. Özellikle Gaziosmanpaşa ve Sultangazi’de caddeler ve sokaklar sular altında kaldı. Baskınlar nedeniyle evlerinden çıkamayan vatandaşlar itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Başta Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Arnavutköy olmak üzere İstanbul’un birçok ilçesinde de su baskınları yaşandı. Gece boyunca devam eden sağanak, Sultangazi’de yüzlerce evin su altında kalmasına neden oldu. Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Cebeci gibi yerlerde de su baskınları yaşandı. Sokaklar ve caddelerden akan suların özellikle bodrum ve birinci katlardaki evlere dolması nedeniyle birçok vatandaş mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri su tahliyesi ve kurtarma çalışmalarına yetişmekte zorlandı. Habipler yolu üzerinde bulunan İstanbul Ulaşım A.Ş. de sular altında kaldı. Habipler’de bulunan eski Edirne asfaltı, araç trafiğine kapatıldı. Şehirde sağanak da itfaiyenin su tahliyesi ve kurtarma çalışmaları da aralıksız devam ediyor.

KURTARMA ÇALIŞMALARI BOTLARLA YAPILIYOR

İstanbul Vali Yardımcısı Hikmet Çakmak, Basın Ekspres yolundaki arama kurtarma çalışmalarına 8 arama kurtarma botunun katıldığını, bot sayısının 1 saat içinde 30'a çıkarılacağını söyledi

Cemil Baran serbest bırakıldı

Cemil Baran serbest bırakıldı

Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut ile zanlı Cem Garipoğlu’nun amcası Hayyam Garipoğlu’nun arasında araculuculuk yaptığı iddia edilen Cemil Baran, savcılıkça ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, Cemil Baran ve Baran’ın ifadesinde adı geçen Hüseyin Ecevit Boz İstanbu Adliyesi’ne getirildiler. Cemil Baran adliyeye girişi sırasında basın mensuplarına dönerek, "Elimdeki belge ve CD’leri Türk Adaleti ve Türk polisine verdim. Hepinize teşekkür ederim. Haber yaptık, tuttu. Ben bile haber oldum" dedi. Cemil Baran ve Hüseyin Ecevit Boz soruşturmayı yürüten savcı Faruk Erşen Yılmaz’a ifade verdi.

Baran ve Boz, özel hayatın gizliliğini ihlal ve suçluyu kayırma suçlarından suçun vasfı,mahiyeti ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldılar. Bu arada baba Süreyya Karabulut’un da olayla ilgili olarak savcılık tarafından ifadesi alındı. Karabulut’un avukatı Rezan Epözdemir, dosyadan çok umutlu olduklarını belirterek Cemil Baran’dan şikayetçi olduklarını söyledi. Avukat Epözdemir, "Cemil Baran müvekkilimin söylemlerini kaydettiği için kamuoyuna ifşa ettiği için özel hayatın gizliliğini ihlal etmiş oldu. Hem de verileri hukuka aykırı bir şekilde kaydedip alenen ifşa etmiş oldu. Bunu da kendi mesleğini kullanarak yaptığıiçin bu bağlamda savcılığa şikayette bulunduk. Şikayetin de kabul edileceğini düşünüyoruz. Cemil Baran’ın 1 ila 4 yıla arasındayargılanacağını düşünüyoruz." dedi. Baba Süreyya
Karabulut ise avukatının gerekli açıklamaları yaptığını söyleyerek soruları yanıtsız bıraktı.

8 Eylül 2009 Salı

2009 Avrupa erkekler basketbol şampiyonası

Dev gibi başladık

A Milli Basketbol Takımımız, Polonya'da düzenlenen 2009 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası D Grubu'ndaki ilk maçında güçlü rakibi Litvanya'yı 84-76 yendi.


12 Dev Adam turnuvanın ikinci maçında bugün saat 22.15'te Bulgaristan ile karşılaşacak...

İBRAHİM KUTLUAY'IN MAÇ SONRASI YORUMU: "Bu galibiyet çok şey ifade ediyor. İyi başlamak takıma da iyi yansır. Maçın genelinde zaten mücadele ön plandaydı. İkinci yarıda agresif oynadık. Çok rahat pozisyon vermedik. Ribauntlarda belirli bir üstünlükle kapattık. En büyük özelliğimiz olan faul yüzdemiz de çok iyiydi. Maç genelinde iyi oynadık ve kazandık."

Türkiye - Litvanya maçından fotoğraflar

Polonya'dan gözdağı

Avrupa Şampiyonası'nda gecenin sonuçları

Salon: Centennial Hall

Hakemler: Sreten Radovic xxx (Hırvatistan), Guerrino Cerebuch xxx (İtalya), Fernando Rocha xxx (Portekiz)

Türkiye: Kerem xx 2, Engin xx 3, Ersan xxx 17, Hidayet xxx 19, Ömer Aşık xx 5, Semih x 2, Oğuz xx 10, Ender xxx 16, Sinan xx 6, Bekir xx 4, Barış x

Litvanya: Mazutis xx 5, Lukauskis x 3, Kleiza xx 12, Javtokas x, Ksistof Lavrinovic xx 4, Darjus Lavrinovic xx 9, Petravicius xxx 21, Delininkaitis xx 5, Jasaitis xxx 14, Kalnietis x, Maciulis x 3, Jomantas x

1. periyot: 19-22

Devre: 39-39

3. periyot: 63-58

Beş faulle çıkan: 33.56 Semih (Türkiye)


TÜRKİYE 84-76 LİTVANYA

MAÇTAN DAKİKALAR:

VE KARŞILAŞMA SONA ERDİ... 12 DEV ADAM GRUPTAKİ İLK MAÇINDA LİTVANYA'YI 84-76 MAĞLUP ETTİ.

Son saniyeler oynanıyor... 82-76 öndeyiz...

Kleiza içeri girdi ve sayıyı buldu... 78-73... Biraz daha dikkatli olmalıyız...

38. dakika: Yomatas içeri yüklendi ve Ömer'in üzerinden sayıyı buldu... 76-68

37. dakika: Ömer Aşık pota altında boş kaldı ve pozisyonu smaç ile tamamladı...76-66

37. dakika: İyi savunmamız sonrasında Litvanya top kaybı yapıyor...

36. dakika: Bu dakikalarda oyunun hakimiyeti bizde...

SEMİH 5 FAULLE OYUN DIŞINDA KALDI...

33. dakika: Ersa hızlı çıktı ve tunikeyi bıraktı... 69-63

32. dakika: Hido ayağı çizgiden atışı yaptı ve sayıyı buldu... 67-61... Bu Hido'nun 16. sayısı oldu...

Mazutis'e teknik faul çalındı... Az önce hakemler onu uyarmıştı... Bu kez teknik faul çalındı...

30. dakika: 4. çeyrek Mazutis'in 3'lüğü ile başladı...

Son çeyreğe 63-58 önde giriyoruz...

29. dakika: Gecenin çalışkan isimlerinden Oğuz Savaş, içeri yüklendi atışını yapmak isterken faulle durduruldu... Oğuz iki atış kullandı ve 2'de 2 yaptı... 61-55

28. dakika: Litvanya'nın NBA patentli oyuncusu Kleiza sahneye çıktı... Serbest atışta girmeyen topu smaç ile tamamladı... 57-55

27. dakika: 24 saniyeyi iyi kullanamadık... Hücum sırası Litvanya'da...

26. dakika: Oğuz'un pasını iyi değerlendiren Hido 3'lüğü gönderdi... 57-52

25. dakika: Hido ve Oğuz'uz ikili oyunu sonrasında sayıyı buluyoruz... 52-50

Sinan'ın arka arkaya iki 3'lük atması bizim için çok iyi oldu...

24. dakika: Takımımız şu dakikaya kadar dengesini hiç bozmadı ve arka arkaya sayılarla skoru 50-44 yaptı...

23. dakika: Sinan Güler, dip çizgide topla buluştu ve 3'lüğü gönderdi... 44-39

Şu dakikayaq kadar hakemlerin verdiği kararlar bizim hiç de işimize gelmiyor...

22. dakika: Ender, sağ çizgiden içeri girdi ve turnikeyi bıraktı... 41-39

21. dakika: İkinci yarıya iki tarfta sönük başladı... 1,5 dakika geride kalırken skor değişmedi...

VE İLK YARI MÜKEMMEL BİR MÜCADELE SONRASINDA 39-39'LUK EŞİTLİKLE SONA ERDİ.

19. dakika: Hido atışını yaptı girmedi ama Oğuz tikledi ve sayıyı buldu... 39-36... Oğuz üzerine düşeni bu dakikaya kadar yerine getirdi... Kaitis'in 3'lüğü ile skora denge geldi... 39-39

Bogdan Tanjevic, temponun biraz olsun düştüğünü görünce molayı aldı...

18. dakika: Oğuz Savaş, ortadan Lavrinovic'i arkasına aldı, yüklendi ve sayıyı buldu...37-35

17. dakika: Hido içeri yüklendi turnikeyi bıraktı ama sayı olmuyor ancak faul... Hidayet, iki serbest atış kullandı ve 2'de 2 yaptı... 35-33

16. dakika: Lukauskis'in serbest atışlardan buluduğu sayılarla skor 30-30 oldu ama cevap yeniden Hido'dan... 33-30

14. dakiak: Lavrinovic, içeri yüklendi ve Ömer'in üzerinden saıyı buldu... 26-28... Hemen Lavrinovic'e cevap Hido'dan geldi... 28-28

13. dakika: Ersan geri çekilerek atışını yaptı ve sayıyı buldu... 23-24... Ersan yine topla buluştu... Dipten 3'lüğü gönderdi ve sayıyı buldu... 26-24

12. dakika: Dev pivotumuz Oğuz, Ender'in akıl dolu pasında topla buluştu... İçeri yüklendi ve turnikeyi bıraktı... 21-22

11. dakika: Oğuz Savaş, içeri yüklendi... Turnikeyi bıraktı ama sayıyı bulamadı... Bu pozisyonun dönüşünde Mazutis'i Semih faul ile durduru. Bu faul Semih'in 2. faulü oldu... Semih'in daha dikkatli olması gerekiyor...

* Maça çok istekli başladık ama ilerleyen dakikalarda Litvanya üstünlüğünü kabullenmek zorunda kaldık... Buna bir çözüm bulmalıyız ve Lavrinovic kardeşlerin pota aldındaki üstünlüklerini engellemeliyiz...

10. dakika: Son hücum bizden... Bekir içeri girdi ve sayıyı buldu... 19-22... Bu basket ilk periyotun sonucu oldu...

9. dakika: Ender Arslan, içeri penetre ederken faulle durduruluyor... İki serbest atış kullanıyor Ender ve 2'de 2 atıyor... 17-19

8. dakika: Karşılaşmaya hızlı ve istekli başladık ama ilk periyotun sonuna doğru ilk dakikalardaki hızımızı kaybettik. 15-19

7. dakika: Semih'in pota altında hata yapması sonucu Litvanya takımı Lukauskis ile 3'lüğü buldu... 15-16

6. dakika: Pota altında Petravisius'a bir çözüm bulmalıyız... İlerleyen dakikalarda bizim için zor durum yaratabilir... 15-13

5. dakika: Ersan, içeri yüklendi.. Smacını vurmak isterken Lukauskis onu faulle durdurdu... Ersan iki serbest atış kullanduı ve ikisi de basket... 13-9

4. dakika: Lukauskis'in 3'lüğü ile skor 11-9 oldu...

3. dakika: Hido'nun pasında Engin dip çizgide topla buluştu... 3'lüğü gönderdi ve sayıyı buldu... 11-4

2. dakika: Kleiza, içeri yüklenmek isterken Kerem baskı yaptı, topu kazandı ve turnikeyi bıraktı... 4-0... Lavrinovic içeri yüklendi ve turnikeyi bıraktı... 8-4

1. dakika: Hava atışı yapıldı... İlk hücum şansı Litvanya'nın... BAŞARILAR 12 DEV ADAM...
Ersan, kendini boşa çıkardı, atışını yaptı ve sayıyı buldu... İlk sayı bizim... 2-0... Millilerimiz maça iyi başladı...

* MAÇ ÖNCESİ ŞOK: Ömer Onan, maç öncesi ateşlendiği için bu akşam karoda olamayacak.

MAÇTAN NOTLAR

* Türkiye, Litvanya, Polonya ve Bulgaristan ile birlikte D grubunda yer alıyor...

* Bu grupta tur atlayan takımlar, C Grubu’nda ilk 3 sırayı alan rakiplerine karşı ikinci sıralama grubu maçlarını oynamak üzere Lodz kentine geçecek.

* Grubumuzdaki diğer karşılaşmada ev sahibi Polonya, Bulgaristan'ı 90-78 mağlup ederek turnuvanın ilk gününde diğer takımlara gözdağı verdi.

Bulgaristanıda farklı bir skorla devirmeyi bildi milliler

6 Eylül 2009 Pazar

Sabit hatta numara taşıma 10 eylülde başlıyor

Sabit hatta numara taşıyan çok olur rekabet zammı bitirir

Sabit hatlarda ‘numara taşınabilirliği’ uygulamasının, 10 Eylül tarihinde başlaması için geri sayım devam ederken, alternatif operatörler tüketicilere çeşitli kampanya ve hizmetlerle ulaşmak için harekete geçti.


Aboneler aynı telefon numaralarıyla Türk Telekom dışındaki 20 alternatif operatörden birini seçerek hizmet alabilecek. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Yusuf Ata Arıak, uygulamanın başlamasıyla aldığı hizmetin fiyat ve kalitesinden memnun olmayan çok sayıda sabit telefon abonesinin, numara değişikliği sıkıntısı yaşamadan yeni işletmecilere geçebileceğini söyledi. Arıak, “Ülkemizde mobil numara taşınabilirliği çok kısa bir süre önce başlamış olmasına karşın, numarasını taşıyanların oranı 8 ayda, yüzde 6 seviyesine ulaştı. Sabit numarasını taşıyanların oranının da çok yüksek olması bekleniyor” dedi.

Artık zam yapılmaz

Arıak, sektörde Türk Telekom’un yanı sıra 20 yeni işletmecinin faaliyet gösterdiğini vurguladı ve yeni düzenlemelerle, bu firmalardan en az 5-6 tanesinin şehiriçi görüşme alanında ilk aşamada aktif olacağı tahmininde bulundu. Arıak, “Şehiriçi görüşmelerin rekabete açılmasıyla çok büyük indirim ve ucuzluk sözkonusu olmasa bile en azından bu alanda artık zam yapılmayacağı söylenebilir. Hizmet çeşitliliği ve yenilikler artacak” dedi

AK Parti-TSK ‘tarihi’ Londra’da kitap oldu

AK Parti-TSK ‘tarihi’ Londra’da kitap oldu

Prof. Ergun Özbudun ve William Hale tarafından yazılan “Türkiye’de İslamcılık, Demokrasi ve Liberalizm, AKP Bahsi” adlı kitapta AK Parti’nin bir yol ayrımında olduğu vurgulanıyor. Kitap, statükoyla uzlaşması veya reformcu karakterine geri dönmesi durumunda, AK Parti’nin karşı karşıya kalacağı riskleri sıralıyor. Türkiye’deki İslamcı siyaseti genel olarak ele alan kitap, ardından AK Parti bahsine geçiyor ve AK Parti-asker ilişkileri, üç ana başlıkta anlatılıyor.


BİLKENT Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ergun Özbudun ile Londra Üniversitesi bağlı SOAS’da (School of Oriental and African Studies) Türkiye Politikası dersleri veren William Hale imzasını taşıyan “Türkiye’de İslamcılık, Demokrasi ve Liberalizm, AKP Bahsi” isimli kitap, İngiltere’de yayımlandı. Kitapta, Türkiye’deki İslamcı siyaset genel olarak ele alındıktan sonra Ak Parti bahsine geçiliyor ve Ak Parti, ‘pasif laiklik’le özdeşleştiriliyor. Bu bahiste en çarpıcı olan ise, AK Parti-asker ilişkilerinin şu üç ana başlıkta örneklerle anlatılması:

1 - KONTROLLÜ ÇATIŞMA, 2002-2006:
Özbudun ve Hale, Ak Parti’nin ilk döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) belirgin bir memnuniyetsizlik gösterdiğini, pek çok konuda Ak Parti’ye karşı çıkarak geri adım attırdığını ifade ediyor. 1 Mart tezkeresi, başörtüsü sorununun eşsiz davetlerle geçici olarak çözümlenmesi, imam hatipler, Kürt sorunu, Şemdinli’de bir kitapçının bombalanması ve Savcı Ferhat Sarıkaya’nın hedef haline gelmesi, ordunun öne geçtiği konular olarak zikrediliyor. Ak Parti bütün bunlara, AB reformları doğrultusunda MGK’nın genel sekreterini sivilleştirerek ve gücünü azaltarak cevap veriyor. Ordu içindeki darbe planlarını ise görmezlikten geliyor.

2 - MEYDAN OKUMA VE KRİZ, 2007:
Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt dönemi, karşılıklı krizler ve meydan okumalarla geçiyor. Erdoğan, Kuzey Irak Kürt Bölgesi yönetimiyle doğrudan görüşmek isterken, TSK, Kuzey Irak’a askeri operasyon yanlısıdır. Erdoğan’ın buna karşı hamlesi, “Önce kendi topraklarımızdaki terörist faaliyetleri önleyelim” olacaktır. 27 Nisan’da TBMM’de cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu yapılacak ve aynı gece yayımlanan e-muhtıra ile büyük bir kaos ortaya çıkacaktır. Ancak, hükümet geri adım atmayacak, hatta meydan okuyacaktır.

3 - ASKERİN GERİ ÇEKİLMESİ, 2007-2008:
Özbudun ile Hale’in iddiasına göre, askerin geri çekilmesinin ilk adımı, 4 Mayıs’ta Dolmabahçe’de yapılan Erdoğan-Büyükanıt görüşmesinde atılıyor. İki saatten fazla süren görüşme için hiçbir resmi açıklama yapılmıyor. Ama herkes, cumhurbaşkanlığı seçimi ile 27 Nisan e-muhtırasının ikili arasında konuşulan en önemli konu olduğunda hemfikir. Ak Parti ile MHP’nin başörtüsü yasağını kaldırmak için yaptığı işbirliğine gösterilen tepki, Ak Parti’nin kapatılma davası esnasında Osman Paksüt’ün KKK Komutanı İlker Başbuğ’la görüştüğünün ortaya çıkması diğer kriz konularıdır. Ergenekon tutuklamaları ise Ak Parti’nin cevabı olarak yorumlanacaktır. İlk iktidar döneminde Ak Parti ile çatışmaya giren generallerin tutuklanması büyük yankı uyandıracak, AKP’nin ‘intikam’ duygusu ile hareket ettiği söylenecektir.

İtibar kazanma hamleleri

Yazarlara göre, olup bitenler, ordunun itibar kaybettiğini ortaya koymaktadır ve yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da farkındadır bunun. İtibarı geri kazanmak ve halk nezdinde prim yapmak için güneydoğuya gidecek, Diyarbakır ve Van’ı ziyaret edip halkla doğrudan temasa geçecektir. Ankara’ya dönünce, medyayı geri kazanmak için düzenli bilgilendirme taplantıları kararı alması, Genelkurmay bünyesinde bir Halkla İlişkiler ve Medya birimi kurması, ordunun itibarını geri kazanma çabaları olarak yorumlanacaktır.

Ak Parti’nin zor seçimi: Ya statüko ya reform

KİTABIN finalinde şöyle deniliyor:
“Altı yıllık iktidar döneminin ardından AKP şimdi bir yol ayrımında. Ya liberal, reformist güçlerle işbirliğini sürdürecek veya statüko ile barışarak yoluna devam etmeyi tercih edecek. Bununla birlikte, CHP başta olmak üzere, ordu ve yargı içinde, AKP’nin Türkiye’yi İslamcı bir otokrasiye sürüklemesinden korkanların sayısı da hiç az değil.

2009’da manzara

Ancak bu çok gerçekçi görünmüyor. Buna rağmen, hem Türkiye’deki hem de yurtdışındaki gözlemciler, AK’nin reformlar konusunda eskisi kadar hevesli olmadığında hemfikir. Zaten kavşak noktası da burası işte. 2009 başında görünen manzara şu: AKP ya eski politikalarına dönerek Avrupa Birliği üyesi olmak için gereken reformlara hız verecek veya devlet elitleriyle uzlaşıp statükoyu kabul ederek küçük ilerlemelerle yetinecek. İki strateji de ciddi tuzaklarla dolu.

Hangisini seçecek

İlkini seçerse, ordu ve yargıdaki devlet elitleriyle yeni bir çatışma içine girecek ve belki yeni bir kapatma davası ile daha yüzyüze gelecek. Diğer tercih, parti olarak AKP’yi güvenli sulara götürebilir. Ama oradaki tehlike de, AKP’nin orijinalitesini kaybetme ve DP, AP veya ANAP gibi sıradan bir merkez sağ partiye dönüşme riskidir. AKP’nin bunlardan hangisini tercih edeceği meçhul. Meçhul olmayan, AKP tükenişten henüz hayli uzak olduğu ama geleceğinin de tümüyle belirsiz olduğu gerçeği.”

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Gürcistan'a gitti

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Gürcistan'a gitti

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki 14 kişiden oluşan heyet, resmi bir ziyaret için Gürcistan'ın başkenti Tiflis'e gitti.


Gürcistan Dışişleri Bakanı Grigol Vaşadze ve Gürcistan Parlamento Başkanı David Bakradze ile görüşecek olan Davutoğlu'nun, Başbakan Nika Gilauri tarafından da kabul edilmesi beklenirken ziyaretlerini tamamlayarak yarın Trabzon’a gideceği öğrenildi.



Ayrıca Davutoğlu havalimanına geldiği sırada yardımcıları tarafından arkasından yetiştirilen iki evrakı VIP’te bulunan dinlenme odasında imzaladıktan sonra uçağına hareket etti.



Davutoğlu ve beraberindeki heyet özel uçak 'ATA' ile 06:35 sularında hareket etti.

Kadın hırsızdan ilginç taktik

Kadın hırsızdan ilginç taktik

Alanya'da girdiği evde fazla gürültü yapınca ev sahibi tarafından yakalanan hırsızlık zanlısı kadının, polise teslim edileceğini anlayınca “Bana tecavüz ediyorlar” diye bağırarak, soyunmaya çalıştığı bildirildi.


Halil Bozkurt ve oğlu Mehmet Turgut Bozkurt'un (23) gündüz evlerinde uyudukları sırada evin içinde gürültü meydana geldi. Gürültüye uyanan Mehmet Turgut Bozkurt, salonda bir kadınla karşılaştı.

Bozkurt, tüm girişimlerine rağmen babasını uyandıramayınca, salonda yakaladığı kadını evin dışına çıkarmak istedi.

Polise teslim edileceğini anlayan hırsızlık zanlısı kadın “Bana tecavüz ediyorlar” diye bağırıp üzerindeki elbiseleri çıkararak soyunmaya çalıştı. Apartman sakinlerinin yardımlarıyla kontrol altına alınan kadın, polise teslim edildi.

Alanya Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen hırsızlık zanlısı Saniye T'nin, 4 ayrı hırsızlık suçundan sabıkası olduğu öğrenildi.

Saniye T'nin sorgusu sürüyor.

5 Eylül 2009 Cumartesi

İlk Yerli Uzay Oyunumuz Çıktı

İlk yerli online uzay oyunu

Online oyunlar, bilgisayar tutkunlarının vazgeçilmezlerinden. Gerçek zamanlı bu oyunları oynamak için kimileri saatlerini bilgisayar başında geçiriyor, kimileri her fırsatta bir bilgisayar bulup oyun içindeki durumlarını kontrol ediyor.


Bu sektörün büyüklüğünü gören ve bunu fırsata çevirmeye çalışanlar da şimdiye kadar genelde yabancı firmalar oldu. Ancak Türk girişimciler de dünyadaki bu dev bilişim pastasına ortak olmak için canla başla çalışıyor. İzmirli iki işadamı Swon6 adında yeni bir uzay oyunu yarattı. www.swon6.com adresinden oynanan oyunun günlük ziyaretçi sayısı 8 binleri buldu.

Alp Habif inşaat mühendisi, Fırat Bükey işletme mezunu iki İzmirli arkadaş. İkisi de özel şirketler de yönetim kurulu üyesi olarak çalışıyor. Aynı zamanda birer bilgisayar tutkunular. Fakat onlar bu meraklarını birkaç adım öteye taşıdı. Kendi bilgisayar oyunlarını yarattı. İnternet üzerinde bir iş kurmayı planlayan ikili 2007’de internet üzerinden oynanabilen bir oyun yapmaya karar verdiler.

İşe ideallerindeki oyunda varolmasını istedikleri her şeyi bir kenara not ederek başladılar. Kafalarındaki fikirleri rahat uygulamalarını sağlayacak uzay teması üzerinde durdular. Sürekli konuştular, tartıştılar. Fırat Bükey, oyunu Excel programında hazırlamaya başlarken, Alp Habif şirketleşme işlerine yoğunlaştı ve kendi şirketleri Emibel’i kurdular.

60 BİN ÜYEYE ULAŞTILAR

Oyunun basit bir örneğini 3-4 ayda tamamladılar. Daha sonra programlanma işleri için çeşitli kişilerle görüştüler. Doğru isimleri bulmaları sekiz aylarını aldı. Bir illüstratör, bir grafiker, dört yazılım mühendisi, bir teknik koordinatör oyun için çalıştı. Ve 200 bin dolar harcanak 26 ay sonunda oyun tamamlandı. Kısa sürede üye sayıları 60 bine ulaştı. Sisteme 15 gün boyunca hiç girmeyenlerin üyelikleri siliniyor. Silinen üye sayısı da 40-50 bini bulmuş bile.

Swon6, yani Systeme Wonders 6, internet tabanlı online oynanan ücretsiz bir oyun. Strateji oyunlarında kendine güvenenlere hitap ediyor. Oyundaki sonsuz sayıda olasılık oyunculara sıkılmadan ve birbirinden farklı rakiplerle oynama şansı veriyor. Oyuna rastgele bir gezegene yerleşerek başlanıyor. Temel olarak her türlü binanın inşaatında, geminin yapımında ve bilimin keşfedilmesinde kullanılan üç adet ana kaynak var. Bunlar, Titanyum (maden), Kron (para), Radon (yakıt). Bu kaynakları da üreten binalar mevcut. Yerleştiğiniz gezegende önce binalarının inşaatına başlıyorsunuz. Oyunda en önemli binalar da “Wonder” isminde. Bu binaları üretmek için 120 saat bilgisayarın başında olmak gerek. Üretim için enerjiye ihtiyaç var. Yani oyuncu gezegenine yerleştiği zaman önce enerji veren binayı inşa etmek zorunda. Ardından gemiler inşa ediliyor, sömürgeler kuruluyor. Diğer oyuncuların gezegenlerine saldırılıyor.

12 BİN KARAKTER VAR

Strateji oyunlarına meraklı olanlar Swon 6’yı Ogame’e benzetebilir. Alp Habif Ogame’den kesinlikle ilham almadıklarını söylüyor: “Aslında biz 1993’te Microprose tarafından piyasaya sürülen ve bu tür oyunların atası olarak sayılan Master of Orion isimli oyundan etkilendik. 1991’de çıkan Civilization oyunu da Swon 6’nın son şekline gelmesine oldukça yardımcı oldu. Swon6 dışında şu anda hiçbir browser oyununda hareket halindeki birimlere saldırı yapamazsınız. Ayrıca bizde birbirine hiç benzemeyen 12 bin oyun karakteri var. Bu da sınırsız bir strateji bolluğu yaratıyor. Savaş ganimetleri adında hiçbir oyunda olmayan bir eşya kazanç sistemi bulunuyor.”

SÜREKLİ YENİLENİYOR

Sistemin iyi çalışması için izlediğimiz yol daha sistemli çalışmaktan geçiyor. Önce yapmayı hayal ettiğimiz yenilikleri kafamızda tasarlıyoruz, daha sonra bu hayalleri oyunculardan oluşan tester grubumuza sunup onların fikirlerini alıyoruz. Tüm bu çalışmaların ardından Arma Teknik ile birlikte bu işin akış şeması ve aksiyon planı oluşturuluyor. En sonunda yenilik oyuna ekleniyor ve hayallerimizi bir sistem içerisinde gerçeğe dönüştürmüş oluyoruz.

PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMIYOR

Swon6’da oynamayı kolaylaştıran menüler, oyuncuya avantaj sağlayabilecek ekstra özellikler var ki bunlar paralı. Ancak Swon6 parayı verenin düdüğü çaldığı bir oyun değil, ücretsiz. Bu özellikleri almasanız da daha çok oynayarak oyunda sağlam bir yer edinebiliyorsunuz. Swon6 sürekli güncellenen ve yenilenen bir oyun. Önümüzdeki üç yılda eklenecek olan üç büyük eklenti paketi ve birçok yaşayan olay planlanmış ve hazır durumda. Oyuna yepyeni sistemler, yeni bilimler, yeni gemiler gibi ilaveler yapılacak.

ABD'nin Oklahoma eyaletinde küçük bir uçağın parka düşmesi

ABD'nin Oklahoma eyaletinde küçük bir uçağın parka düşmesi sonucu 5 kişi öldü.


Yetkililer, eyaletin kuzeydoğusunda Tulsa'da bir beyzbol sahası yakınındaki parka düşen uçakta bulunan 2 erkek, bir kadın ve 2 kız çocuğunun olay yerinde hayatlarını kaybettiklerini söylediler.

Dallas'a giden uçağın, yoğun sis nedeniyle düştüğünün sanıldığı yerde ise ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.



7 Ağustos 2009 Cuma

Erdemden Avatar yapım Merkezi


Evet arkadaşlar bu başlık altında ;
- avatar - imza - banner . . . vb
Resim üzerine hareketli,hareketsiz yazdırıp çizdirmek istediğiniz
şeyleri buraya yazın veya koyun elimden geldiğinin en iyisini yapmaya
tüm samimiyetimle söz veriyorum
Yaptığım çalışmaların Sadece bi kaçı buyrun bakın...


http://kahveyegel.com/viewtopic.php?f=270&t=2992

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Galatasarayda yeni bir yıldız daha

Elano 4 yıllık sözleşme imzaladı



Galatasaray, İngiltere'nin Manchester City takımından transfer ettiği Brezilyalı futbolcu Elano Blumer ile resmi sözleşme imzaladı.


Dün akşam İstanbul'a gelen ve bu sabah sağlık kontrolünden geçirilen Brezilya Milli Takımı'nın 28 yaşındaki orta saha oyuncusu Elano, Florya Metin Oktay Tesisleri Turgay Vardar Basın Odası'nda düzenlenen törenle kendisini 4 yıllığına sarı-kırmızılı renklere bağlayan sözleşmeye imza attı.

devamı için tıkla

http://kahveyegel.com/viewtopic.php?f=145&t=2961&p=20417#p20417

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Harry Potter ve Melez Prens

Harry Potter ve Melez Prens


Harry Potter ve Melez Prens Fragman 5
Uploaded by UcSupurge



Gösterim tarihi: 15.Temmuz.2009
Yönetmen: David Yates
Oyuncular: Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson, Julie Walters
Dil: İngilizce
Tür: Macera, fantastik




J.K. Rowling'in edebiyat dünyasından sonra sinema dünyasında da fırtınalar yaratan Harry Potter serisinin yeni macerası seyirciyle buluşuyor. Filmin yönetmeni “Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı”na da imzasını atan David Yates.


Konusu
Serinin bu filminde Voldemort, hem Muggle hem de büyücüler dünyasındaki kıskacı iyice daraltmaya başlar. Bu yüzden, Hogwarts artık eskisi kadar güvenli bir yer değildir. Harry tehlikenin kalenin içinde bile olabileceğinden şüphelenmektedir. Dumbledore da Harry’yi giderek yaklaştığını hissettiği nihai savaş için hazırlamaya çalışmaktadır.

Dumbledore ve Harry elele verip Voldemort’un savunla hattını kırmanın yollarını aramaya başlarlar. Dumbledore, çok eskiden beri dost olduğu meslektaşı Profesör Horace Slughorn’un çok önemli bilgilere sahip olduğunu düşünmektedir. Profesör önemli bağlantılar olan, iyi yaşamayı seven saf bir insandır. Dumbledore hemen Profesör’le temasa geçer ve savunma hattının kırılmasına yardımcı olmasını ister.

Öte yandan, öğrenciler yeni tanıştıkları bir durumla mücadele etmektedirler. Gençlik hormonları zirveye tırmanmıştır. Harry’nin Ginny’ye duyduğu aşk her geçen gün biraz daha kuvvetlenmektedir. Ne var ki, Dean Thomas da benzer duygular hissetmektedir. Lavender Brown ise kendisi için doğru kişinin Ron olduğunu düşünmektedir. Oysa Romilda Vane’in çikolatalarını hesaba katması gerektiğini anlaması çok zaman almayacaktır. Bu arada, Hermoine de kıskançlık hislerinin etkisi altındadır ama duygularını göstermemek için elinden geleni yapmaktadır.

Hogwarts’ta romantik duygular her geçen gün biraz daha kuvvetlenirken bir öğrenci tüm bunların dışında kalır. O, yolu ne olursa olsun ismini hafızalara kazımayı kafasına koymuştur. Havada buram buram aşk kokusu vardır ama büyük trajedi çok uzakta değildir…

14 Temmuz 2009 Salı

EMİR -Üzgünüm "Ben sen olamam" albümünden

Emir - Ben Sen Olamam

Image Hosted by ImageShack.us

1997’den bu yana, menajerlik ve organizasyon alanında Türkiye ve dünya çapında faaliyet gösteren Hitt Müzik, ilk kez yepyeni bir ismi müzikseverlerle buluşturmanın heyecanını yaşıyor: "Emir - Ben Sen Olamam"

Tarkan, Nazan Öncel, Gülşen, Fettah Can, Alper Narman, Yıldız Tilbe, Harun Kolçak, Tolga Sunter, Aysel Gürel, Berksan gibi birçok ünlü müzisyenin imzasının bulunduğu albüm müzik marketlerde yerini aldı..

Emir, ilk klibini söz ve müziği Tarkan'a ait olan "Ben Sen Olamam" isimli şarkısına çekti. Klipte Emir'e Tarkan eşlik etti. Klip Yönetmeni Murad Küçük. Klip kostümleri Ceyda Balaban tarafından hazırlandı. Çekimler Gebze Sanayi Bölgesinde bir araba fabrikasında yapıldı. 35 mm çekilen klibin çekimleri iki günde tamamlandı. Shann, Donnie Minoque, Prince gibi Dünyaca ünlü sanatçılarında görüntü yönetmeni olan Dennis Madden çekimler için Türkiye'ye geldi. Klibin prodüksiyonu Filmline tarafından yapıldı. Klibin post prodüksiyonu bir hafta kadar sürdü.

Emir - Ben Sen Olamam

Ben Sen Olamam
Söz & Müzik: Tarkan
Tornistan
Söz & Müzik: Nazan Öncel
Eline Düştüm
Söz: Yıldız Tilbe Müzik: Phoebus
Üzgünüm
Söz: Zeynep Talu Müzik: Garo Mafyan
Engelli Koşu
Söz & Müzik: Gülşen
Şeklim Başka
Söz & Müzik Fettah Can
Şiki Şiki
Söz & Müzik: Alper Narman, Fettah Can
Anladım
Söz & Müzik: Harun Kolçak
Özgürsün
Söz & Müzik: Alper Narman, Fettah Can
Elebaşı
Söz: Aysel Gürel Müzik: Tolga Sunter
Kara Gün
Söz & Müzik: Fettah Can
Aşk mı Savaş Mı
Söz & Müzik. Berksan
Engelli Koşu (Ozinga Remix)
Söz & Müzik: Gülşen
Ben Sen Olamam (Suat Ateşdağlı Remix)
Söz & Müzik: Tarkan


tıkla

Aşk Duası

AŞK DUASI


Rabbim
Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdiğin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevişen bir mâbed olsun.
Beni öyle bir insanla buluştur ki benden önce
Onunla buluşmuş olan sen olasın
Onunla el ele tutuştuğumuzda
İkimizin üzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayım
Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete açılan iki pencere olsun
Onunla öyle bir yolda yürüyelim ki
Kılavuzumuz sen olasın ey Rabbim
Öyle bir sevgili ver ki bana
Ona sarıldığımda kainat bize baksın
Birbirine sarılsın
Sevgimiz kurtla kuzuları barıştırsın
Bize bakıp şeytan Adem’e secde etsin
Günah sevap uğruna kendini feda etsin
Ölüler birer birer uyansın sevgimizle
Bize(BANA) öyle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin
Öyle sevelim ki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki

"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... biz de onlardayız.
Bak Askımız bir kez daha yaşanıyor yer yüzünde..

Allah Askımızı öyle çok seviyor ki binlerce insana yaşatıyor..
SEccAR


bağlantının konumuna Git...

Yılmaz Erdoğan - Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı

Yılmaz Erdoğan - Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı


Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
Çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
Tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
Yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
Sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
Üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
İçime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
Seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
Seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
Üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
Muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
Çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
Yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
Bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
Daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
Yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
Bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
Yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
Büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
Olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
Zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...

YILMAZ ERDOĞAN



Bağlantının Konumuna Git..

Beni Seviyor musun?

Bugün sizden bir sey isteyecegim.
Sakin kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.
Lütfen!.
Kullanmayin artik bu sözü.
Baska bir sey deyin birbirinize onun yerine.
Duygulariniza daha denk düsen bir sey...
Benim aklima gelmiyor ama siz bulursunuz.
Ne de olsa sizin duygulariniz...
Hayir, içini dolduracaksaniz ''Seni seviyorum''un, bir diyecegim yok.
Ama umudum da yok.
''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz degildir, laf olsun diye söylenen...
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde hakkini vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmaniz lazim.
Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karistirmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o biri en az tuttugunuz takim kadar önemli olacak hayatinizda.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, bir saat .... uyumayi göze alabileceksiniz onu daha çok görmek ugruna.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, elini tutmak da önemli olacak baska seyler kadar.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ''Sevgilimsin'' de demis oldugunuzu bileceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onu özleyecek, düsünecek, merak edeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çiktigindan beri kulak degil gözler telefonda) aramanizi bekledigini unutmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona sürprizler yapmayi, ufak hediyeler almayi ihmal etmeyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona siirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksiniz da.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, sarkidaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapisinda bekleyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, belki ömrünüzün sonuna kadar degil ama hiç olmazsa yarin, öbür gün de seveceginizden emin olacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ayni zamanda ''Free takilalim'' da diyemeyeceginizi bileceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o asktan söz ederken siz ''Ben almayayim, alana da mani olmayayim'' demeyeceksiniz.
Nasil?
Çok mu zor?
Fazla mi zahmetli?
Insanin birini sevip sevmedigi tam da böyle belli oluyormu arkadaslar?.
Sevmeyince ''is'' gibi geliyor bütün bu saydiklarim.
O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz.
Bu kadar basit.
Bir gün farkinda olmadan bütün bunlari yapiyor oldugunuzu görünceye kadar.
Simdi ''Ne var bunda?
Keske herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese' diye düsünenler olacaktir.
Iyi.
O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek.
''Seni seviyorum'' orta mali olsun.
Zaten oldu olacagi kadar.



Bağlantının Konumuna Git ..

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Oda benim özelim

Sadri abimiz istanbul'da bir minübüse biner, ön koltuklardan birine oturur. Arka dörtlüyede giyimiyle tüm dikkatleri üzerine çeken 3-4 tane bayan oturur. Bu bayanlar makyajlarına falan oldukça dikkat etmiş, yaz mevsimininde vermiş oldugu rehavetle biraz da rahat giyinmişler. Neyse bunların önüne sakallı bir dedemiz ve çarşaflı hanımı oturmuş. Genç ve alımlı (!) bayanlardan bir tanesi dayanamamış atılmış dedemize:

-Amca, amca demiş, sen böyle rahat rahat kısa kollu gömleğini giyinmiş geziyorsun, peki bu kadıncagızın canı yokmu ki çarşafla gezdiriyorsun? Her tarafını kapatıyorsun?

Haklısın demiş dedemiz..
-peki ben size birşey sorabilirmiyim?

Genç bayan:
-Tabi ne demek..

-Şimdi sana sevgilinden bir mektup gelse, postacı bunu posta kutunuza bıraksa,mahallenin genç delikanlıları da bu mektubu ordan alıp okusa, elden ele dolaşsa senin hoşuna gidermiydi?

-Olur mu öyle şey yaa, o benim özelim! onu benden başka kimse okuyamaz!..

Hah demiş dedemiz:

- O'da benim özelim, benden başkası okuyamaz....



Konunun Bulunduğu Foruma Git..

10 Temmuz 2009 Cuma

Niçin böcek yemiyoruz?

Niçin böcek yemiyoruz?
Avrupalılar böcek yemez ama Afrika'da değişik çekirge türleri ve iri kelebek tırtılları yenir. Tayland'da bir tür iri su böceği, Yeni Gine'de ağustos böceği, Japonya'da kızartılmış yaban ansı, yalnız veya diğer besin maddeleri ile veya soslarla karıştırılıp yenmektedir. Halen dünyamızda, insan gıdası olarak 500 civarında böcek türü yenilmekte, bunun yüzde 40'ı ....'da tüketilmektedir.

İnsanların böcek yeme alışkanlığım kazanamamalarının sebebi muhtemelen, böceklerin boyutlarının küçük, dolayısıyla tüketim için gerekli olan miktarın temininin zor olmasından kaynaklanmaktadır.

Değerini bil her şeyin!

Her şeyin keyfini çıkartarak yaşamak istiyoruz.
Ama artık neredeyse hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz.
Hele insanlarla ilişkimiz...
Çevremizdeki insanları sadece arzu ve keyif nesneleri olarak gösteren popüler kültür etkisi yok mu?
O daha da beter!
Birinin değerini bilmiyorsanız, onun hayatınızdaki yerinin değerini umursamıyorsanız...
Birlikte keyifli bir vakit geçirmişsiniz, neye yarar?
Ya köpük gibi uçar gider ya da haşin bir tüketim ilişkisine dönüşüverir.
Oysa bakıyorum da..
Kimse "değerli bir dost" istemiyor, herkes eğlenceli bir arkadaş peşinde!

"Aysız gecelerin karanlığını tanımayanların dolunayın aydınlığını sevmelerinden ne çıkar ki! "


yazının devamı için tıkla
forumdan da ulaşabilirsiniz

http://kahveyegel.com/viewtopic.php?f=228&t=2841

yazının tamamı için tıkla

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2009/07/10/degerini_bil_her_seyin

9 Temmuz 2009 Perşembe

Kız arkadaşınız yada eşiniz aşırı şımarıksa ne yapmalı:D

Kız arkadaşınız yada eşiniz aşırı şımarıksa ne yapmalı?


Onları televizyonda gördünüz ve dergilerden okudunuz: şımarık kadınlar her zaman biraz daha fazla isterler ve bunu hayatlarındaki erkeklerden değil sadece, onlara yeterince yakın olan herkesten isterler. Bir bayanla flört halindesiniz ve maalesef o bayan bu kategoriye giriyor. Çekinerek sizin eski, paslı ve 4 kapılı arabanızla şehir merkezinde görünemeyeceğini ya da aldığınız bileziğin onun aklından geçen kadar pahalı olmadığını söylediği saniyede “erkek” içgüdüleriniz karmakarışık oluyor…



Konunun Devamı için Tıkla..

Kadınları anlamıyorum .

Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler.
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir
hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence
Çocuk gibi davranmayı sever.
Erkeğin kendisine bir Çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister.
Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.
Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence dikkate alınmasını ister.
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksinizKadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence
ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.
Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.
Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
Yalnızlık onun sığınağıdır.
O sığınağa ne zaman gireceğineKadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir.
Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Kadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence
Çünkü hayatin içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam
kazanıyor.
Yemek yemekKadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bence su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla
kendi kendinize bardağı doldurup
içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?

Anlıyorsanız ne mutlu size.
AnlamıyorsanızKadınları Anlamıyorum Diyenler bakın bencene yazık ki yaşamıyorsunuz.




Bağlantının bulunduğu Foruma Git..
 
yakincekim çeyizini hazırla lost her anıyla 6.sezon Bizden Haberin olsun video izle Hikaye oku